Bazı yerler vardır sana sadece tarih diye anlatılır, ama aslında anlatılan şey gerçeğin tamamı değil, yalnızca izin verilen kısmıdır geri kalan ise sessizliğin içine saklanır, çünkü her bilgi herkes için değildir ve bazı yapılar, sadece geçmişi değil, aynı zamanda gücü kontrolü ve seçilmişliği de barındırır işte Zerzevan Kalesi tam olarak böyle bir eşikte duruyor olabilir. Bugün sana söylenen hikaye sade ve güvenlidir. Roma sınır garnizonu askeri üs, içinde de Mithraizm tapınağı ama asıl mesele şu. Eğer burası sadece bir kale olsaydı neden en önemli yapı yerin altına gizlenirdi, neden ritüeller karanlıkta yapılırdı ve neden bu sistem herkese açık olmazdı. Çünkü yer altı tarih boyunca sadece saklamak için kullanıldı ama ne saklandı.
Mithraizm sana bir din gibi anlatılır, fakat ritüellerine bakıldığında bunun bir inançtan çok daha fazlası olduğu hissedilir bu yapı katılanları sınayan, onları psikolojik olarak dönüştüren, korku ve karanlıkla yüzleştiren ve sonunda farklı bir bilinç seviyesine ulaştırmayı amaçlayan bir sistem gibi görünür ve bu, sıradan bir ibadetin ötesindedir. Yedi aşamalı inisiyasyon süreci. Karanlıkta geçirilen zaman Ateş ve ışık üzerinden kurulan sembolik yeniden doğuş. Bunların her biri, bir inanç ritüelinden çok, bir tür seçim ve eğitim mekanizmasını andırır. Ve işte tam burada Zerzevan Kalesi’nin hikayesi ikiye ayrılır. Bir tarafta tarih vardır. Diğer tarafta ise konuşulmayan ihtimaller.
Zerzevan’daki Mithras tapınağı tekil bir yapı değildir. Roma’nın farklı bölgelerinde de benzer sistemler kurulmuştur ve hepsi aynı sembollerle, aynı ritüel düzeniyle, aynı kapalı yapı mantığıyla ilerlemiştir bu da bazılarına göre bunun bir din değil, küresel bir ağ olabileceği fikrini doğurur. Yani belki de Zerzevan bir tapınak değil bir düğüm noktasıdır. Ve eğer bir sistem gerçekten bir ağ şeklinde kurulduysa, bu tür yapılar tamamen yok olmaz sadece görünmez hale gelir. Bugün buraya herkes gidebilir, evet turistler gelir, fotoğraflar çekilir, belgeseller yapılır ama bazı iddialar vardır ki bu kalabalığın dışında kalan, daha sessiz, daha görünmeyen bir akıştan bahseder.
Bu iddialara göre, Zerzevan Kalesi zaman zaman sadece turistleri değil dünyanın en güçlü ve en etkili insanlarını da ağırlıyor olabilir İsimler açık açık söylenmeye bilir. Ama fısıltılar vardır. Küresel finansın arkasındaki büyük aileler. Uluslararası sistemleri yöneten elit yapılar. Politik ve ekonomik gücün merkezinde duran figürler. Bazı teorilere göre bu insanlar buraya turistik bir merakla gelmez. Onların gelişi bir ziyaret değil, bir bağlantıdır. Bu iddialar arasında en çok konuşulanlar şunlardır. Zerzevan’ın, antik dünyadaki gizli bilgi sistemlerinin devam noktası olduğu Illuminati benzeri yapıların kökeninin Mithraizm’e dayandığı. Tapınak Şövalyeleri gibi oluşumların bu tür inisiyasyon sistemlerinden etkilendiği Ve bu geleneğin modern dünyada farklı isimler altında varlığını sürdürdüğü. Elbette bunların hiçbiri resmi olarak kanıtlanmış değildir. Ama tamamen yok sayılmaları da zordur.
Çünkü tarih bize şunu öğretir. Güç hiçbir zaman tamamen ortadan kaybolmaz sadece şekil değiştirir. Ve eğer Zerzevan geçmişte gerçekten bir seçilmişler sisteminin parçasıysa, bu sistemin tamamen yok olduğunu düşünmek belki de en büyük yanılgıdır. Bugün belki ritüeller aynı şekilde yapılmıyor. Belki kimse yer altına inip meşale yakmıyor. Ama semboller değişir sistem kalır. Zerzevan Kalesi’ne baktığında iki şey görürsün. Biri sana anlatılan tarih. Diğeri ise hissettiğin ama açıklayamadığın bir şey. Ve belki de en doğru soru şu değildir. Burada ne oldu. Asıl soru şudur Burada olan şey gerçekten bitti mi. Çünkü bazı yapılar vardır. Onlar geçmişte kalmaz Sadece bekler.