Ya Herkes Rol Yapıyorsa? [ 18 Nisan 2026 ]


Ya Herkes Rol Yapıyorsa?

Hiç bir kalabalığın ortasında durup, etrafındaki insanların hareketlerini izlediğin o kısa anlarda, konuşmaların, kahkahaların ve bakışların sanki görünmeyen bir senaryoya bağlıymış gibi akıp gittiğini hissettin mi? Sanki herkes kendi isteğiyle değil de, önceden belirlenmiş bir rolü oynuyormuş gibi, aynı tonlarda konuşuyor, benzer tepkiler veriyor, aynı şeylere gülüyor ve aynı şeylerden kaçıyormuş gibi?

Belki de bu his sandığından daha gerçek, çünkü insan doğduğu andan itibaren bir kimlik seçmez, ona sunulan kimlikleri öğrenir. Ailesinin beklentileri, toplumun kuralları, çevresinin onayladığı davranışlar yavaş yavaş bir karakter inşa eder ve insan buna ben demeye başlar, oysa bu benlik çoğu zaman parçaların birleşiminden ibarettir.

Gündüz başka, gece başka biri olman, yalnızken farklı, insanların içindeyken bambaşka biri gibi davranman tesadüf değildir. Çünkü zihin kabul görmek için kendini sürekli düzenler, törpüler, şekillendirir ve zamanla bu değişim o kadar alışıldık hale gelir ki, insan kendi doğallığını yabancı bir şey gibi hissetmeye başlar.

Eğer herkes bulunduğu ortama göre değişiyorsa, hangisi gerçek? Bir insanın tek bir yüzü mü vardır, yoksa her ortamda yeniden doğan birden fazla versiyonu mu? Belki de gerçeklik sandığımız şey, herkesin aynı anda oynadığı büyük bir uyum çabasıdır. kimsenin tam olarak kendisi olmadığı ama herkesin birbirini gerçek zannetmeye devam ettiği sessiz bir anlaşma. Belki de en rahatsız edici ihtimal; eğer bu doğruysa, senin, ben dediğin şey de yalnızca iyi oynanmış bir rolden ibaret olabilir.