Türk mitolojisinde Batı mitolojilerindeki kadar açık üçlü karakter grupları her zaman net şekilde anlatılmasa da, kozmolojide ve mitolojik varlıklarda üçlü düzen çok güçlü bir semboldür. Eski Türk inancına göre evren üç ana katmandan oluşur. Gök, yeryüzü ve yeraltı. Bu üç katmanın her birini temsil eden varlıklar veya ruhlar anlatılarda sık sık birlikte anılır.
Üç Dünya Düzeni (Gök – Yer – Yeraltı)
Eski Türk kozmolojisine göre evren üç büyük güç tarafından dengede tutulur. Göğün tanrısı Tengri, gök katlarının yöneticilerinden biri olan Ülgen ve yeraltı dünyasının hükümdarı Erlik Han.
Tengri göğün ve kaderin tanrısı olarak evrenin en yüce varlığıdır. Ülgen iyiliği, düzeni ve yaratıcı gücü temsil ederken Erlik Han yeraltı dünyasını, karanlığı ve ölümden sonraki alemi yönetir. Bu üç güç aslında bir savaş içinde değil, kozmik bir denge içinde düşünülür. Yani biri yaşamı ve düzeni temsil ederken diğeri ölümün ve yeraltının kaçınılmaz gerçekliğini temsil eder.
Üç Ruh Kuşu Motifi
Türk ve Orta Asya anlatılarında bazen üç kutsal kuş birlikte sembolik bir üçlü olarak yorumlanır. Bunlar Simurg, Hüma ve Karakuş'tur.
Simurg bilgeliği ve yeniden doğuşu temsil eden efsanevi kuştur. Hüma kuşu talihin ve hükümdarlığın sembolüdür ve başına konduğu kişiye hükümdarlık getirdiğine inanılır. Karakuş ise gücü, gökyüzünü ve koruyucu ruhu temsil eden dev bir kuş olarak anlatılır. Bu üçlü bazen gökyüzünün farklı yönlerini temsil eden ruhsal varlıklar olarak yorumlanır.
Üç Şaman Ruh Rehberi
Şaman inancında da üçlü yapı görülür. Şamanların yolculuklarında onlara rehberlik eden üç tür ruh olduğuna inanılır. Bunlar göksel ruhlar, doğa ruhları ve ataların ruhlarıdır.
Göksel ruhlar Tengri’ye bağlıdır ve şamanın göğe yaptığı ruhsal yolculukta yardım eder. Doğa ruhları dağların, nehirlerin ve ormanların koruyucu varlıklarıdır. Ataların ruhları ise soyun koruyucu gücü olarak kabul edilir ve şamanın en güçlü destekçilerinden sayılır. Böylece şamanın dünyası da yine üç farklı ruh alanının dengesiyle açıklanır.