Modern kriminal tarihin en gizemli dosyalarından biri olarak kabul edilen Oslo Plaza Woman Vakası, yalnızca kimliği belirlenemeyen bir kadının ölümüyle değil, olay yerinde bulunan sıra dışı ayrıntılar, eksik bırakılmış izler ve yıllardır cevaplanamayan sorular nedeniyle araştırmacıların ilgisini çekmeye devam etmektedir. Aradan onlarca yıl geçmiş olmasına rağmen bu dosya tam anlamıyla çözülememiştir ve Norveç'in en büyük kimlik gizemlerinden biri olarak görülmektedir. Olay, 3 Haziran 1995 tarihinde Norveç'in başkenti Oslo'daki lüks Oslo Plaza Oteli'nde meydana geldi. Otelin 2805 numaralı odasında kalan bir kadın, görevlilerin uzun süre odadan ses gelmemesi üzerine yaptıkları kontrol sırasında ölü bulundu. İlk incelemelerde ölümün silahla gerçekleştiği belirlendi. Ancak olay yeri incelendikçe sıradan bir ölüm vakasından çok daha karmaşık bir tablo ortaya çıkmaya başladı.
Kadın otele giriş yaptığında sahte olduğu sonradan anlaşılan bir isim kullanmıştı. Verdiği adres ve kişisel bilgilerin hiçbirinin gerçek olmadığı tespit edildi. Otel kayıtlarında bulunan bilgiler araştırıldığında böyle bir kişinin resmi kayıtlarda bulunmadığı ortaya çıktı. Bu durum soruşturmanın daha ilk günlerinde kadının gerçek kimliğinin bilinçli olarak gizlenmiş olabileceği ihtimalini gündeme getirdi. Olay yerinde bulunan valizler ilk bakışta sıradan görünse de detaylı inceleme sonucunda dikkat çekici ayrıntılar ortaya çıktı. Kadının kıyafetlerinin üzerindeki tüm marka etiketleri büyük bir özenle kesilmişti. Bavulunda bulunan giysiler, ayakkabılar ve diğer kişisel eşyaların neredeyse tamamında üretici bilgileri ortadan kaldırılmıştı. Araştırmacılar bunun tesadüfen yapılmasının son derece düşük bir ihtimal olduğunu, kimliğin tespit edilmesini zorlaştırmak amacıyla bilinçli şekilde gerçekleştirildiğini değerlendirdi.
Kadının yanında herhangi bir pasaport, nüfus belgesi, ehliyet ya da kimliğini ortaya çıkarabilecek resmi evrak bulunmuyordu. Parmak izleri uluslararası veri tabanlarıyla karşılaştırıldı ancak herhangi bir eşleşme elde edilemedi. Daha sonra yapılan DNA analizleri de kimliğin belirlenmesini sağlayacak somut bir sonuca ulaştırmadı. Yıllar içinde gelişen adli teknolojilere rağmen kadının kim olduğuna dair kesin bir bilgiye ulaşılamamıştır. Otel çalışanlarının ifadeleri de dosyayı daha gizemli hale getirdi. Bazı görevliler kadının son derece dikkatli davrandığını, çevresini sürekli gözlemlediğini ve mümkün olduğunca insanlarla temas kurmaktan kaçındığını anlattı Oda servisini sınırlı kullandığı, ziyaretçi kabul etmediği ve otel içinde dikkat çekmeyecek şekilde hareket ettiği ifade edildi. Ancak bu gözlemler, onun mesleği ya da amacı hakkında kesin bir sonuca ulaşılmasını sağlamadı.
Kadının ölüm şekli ilk etapta intihar ihtimalini gündeme getirse de olay yerindeki bazı ayrıntılar nedeniyle farklı senaryolar da tartışıldı. Silahın konumu, odadaki düzen, kapının kilit durumu ve bazı fiziksel bulgular, olayın yalnızca tek bir açıklamayla değerlendirilemeyeceğini gösterdi. Resmi soruşturmada intihar olasılığı ağırlıklı değerlendirilmiş olsa da cinayet ihtimalini tamamen ortadan kaldıracak kesin kanıtlar elde edilemedi. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında kadının Avrupa'nın farklı ülkelerinde bulunmuş olabileceğine dair çeşitli ipuçları araştırıldı Bavulunda yer alan bazı eşyaların farklı ülkelerden satın alınmış olabileceği değerlendirildi Ayrıca konuşma tarzı, kullandığı eşyalar ve fiziksel özellikleri üzerinden milliyeti belirlenmeye çalışıldı. Fakat bu çalışmaların hiçbiri doğrulanabilir bir sonuca ulaşamadı.
Olayın dikkat çeken yönlerinden biri de kadının profesyonel bir kimlik gizleme yöntemi kullanmış izlenimi vermesiydi. Kimliğini ortaya çıkarabilecek belgelerin bulunmaması, marka etiketlerinin kesilmiş olması ve otel kayıtlarında sahte bilgiler kullanılması nedeniyle bazı araştırmacılar onun istihbarat faaliyetleriyle bağlantılı olabileceğini öne sürdü. Bununla birlikte bu iddiaları doğrulayan herhangi bir resmî belge ya da somut delil bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu tür yorumlar spekülasyon niteliğinde kalmaktadır. Yıllar boyunca gazeteciler, bağımsız araştırmacılar ve belgesel yapımcıları dosyayı yeniden incelemeye çalıştı. Görgü tanıklarının ifadeleri tekrar değerlendirildi, yüz rekonstrüksiyonları hazırlandı ve uluslararası kamuoyundan bilgi talep edildi. Buna rağmen kadının kimliği kesin olarak belirlenemedi. İnternet çağının gelişmesiyle birlikte dosya dünya genelinde yeniden ilgi görse de yeni bilgiler soruşturmayı sonuçlandırmaya yetmedi.
Oslo Plaza Woman Vakası, kimliği belirsiz kişilerle ilgili soruşturmaların ne kadar karmaşık olabileceğini gösteren en dikkat çekici örneklerden biri olarak kabul edilmektedir. Günümüzde gelişmiş DNA analizleri, dijital yüz tanıma sistemleri ve uluslararası veri paylaşım ağları sayesinde geçmişe ait birçok kimliği belirsiz dosya çözülebilmiş olsa da bu vaka hala kesin bir sonuca ulaşamamıştır Bugün geriye yalnızca cevabı bulunamayan sorular kalmıştır. Gerçek adı neydi. Oslo'ya neden gelmişti. Kimliğini neden bu kadar titizlikle gizlemişti. Hayatının son günlerinde kimi bekliyordu ya da gerçekten yalnız mıydı. Bu soruların hiçbiri bugüne kadar kesin olarak yanıtlanamamıştır. İşte bu nedenle Oslo Plaza Woman Vakası, modern Avrupa'nın en gizemli ve en çok merak uyandıran çözülememiş dosyalarından biri olmayı sürdürmektedir.