İnsan zihni garip bir paradoksla çalışır. Hayatın birçok alanında daha fazla çaba göstermek daha iyi sonuçlar getirirken, bazı konularda tam tersi gerçekleşir. Psikolojide, Ters Çaba Kuralı olarak bilinen bu ilkeye göre kişi bir şeyi elde etmek için ne kadar zorlar, kontrol etmeye çalışır ve ona takıntılı biçimde odaklanırsa, çoğu zaman o hedeften o kadar uzaklaşır. Çünkü bazı deneyimler iradeyle ele geçirilemez; ancak kendiliğinden ortaya çıkabilir.
Bu durumu en net uyku örneğinde görürüz. Yatağa yatan bir insanın aklında yalnızca uyumalıyım düşüncesi varsa, zihni aslında dinlenmek yerine performans göstermeye çalışmaktadır. Dakikalar geçtikçe kaygı artar, kaygı arttıkça beden uyanık kalır. Sonuç olarak uyumak için verilen mücadele, uykunun önündeki en büyük engel haline gelir. Oysa uyku, çağrıldığında değil bırakıldığında gelir.
Aynı durum mutluluk arayışında da ortaya çıkar. Sürekli mutlu olmaya çalışan insan, her mutsuz anını bir başarısızlık gibi görmeye başlar. Oysa yaşam yalnızca neşeden değil, hüzünden, kayıptan, özlemden ve belirsizlikten de oluşur. Mutluluğu zorla elde etmeye çalışan kişi, aslında doğal duygularıyla savaşmaya başlar. Bu savaşın sonunda ise aradığı huzurdan daha da uzaklaşabilir.
Düşünceler konusunda da benzer bir mekanizma işler. Bir insana, beyaz bir ayıyı düşünme dendiğinde zihni ilk olarak beyaz ayıyı canlandırır. Çünkü zihnin bir şeyi kontrol etmesi için önce onu hatırlaması gerekir. Bu nedenle unutmaya çalıştığımız anılar, bastırmaya çalıştığımız korkular ve aklımızdan çıkarmaya çalıştığımız kişiler çoğu zaman daha sık aklımıza gelir.
Ters Çaba Kuralı'nın temelinde kontrol yanılsaması yatar. İnsan her şeyi yönetebileceğine inanmak ister. Oysa yaşamın bazı alanları kontrolle değil kabulle çalışır. Sevgi zorla elde edilemez, yas zorla bitirilemez, güven zorla kurulamaz, huzur zorla yaşanamaz. Bazen yapılabilecek en doğru şey mücadeleyi bırakmak değil, mücadele edilmesi gerekmeyen şeyleri fark etmektir.
Bu nedenle psikolojide iyileşme çoğu zaman savaşmayı öğrenmekten değil, bırakmayı öğrenmekten geçer. İnsan bazı kapıları zorlayarak açamaz. Çünkü o kapılar ancak kişi önlerinde beklemeyi bıraktığında kendiliğinden aralanır. Ters Çaba Kuralı'nın anlattığı şey tam olarak budur. Hayatta bazı şeyler peşinden koşulduğunda kaçar, kabul edildiğinde ise kendiliğinden yaklaşır.