Kış mevsimini yalnızca soğuk günlerin toplamı olarak değil, zamanı yavaşlatan, insanı iç sesine yaklaştıran ve özellikle sömestr tatilinde ailece paylaşılan anıları derinleştiren bir masal mevsimi olarak görenler için karla yazılan rotalar, gidilen yerden çok yaşanan hissi anlatır; sabah pencereye vuran donuk beyaz ışıkla uyanılan, botların altında karın kendine özgü sesiyle yürünülen, nefesin havada buhar olup dağıldığı anların sıradanlıktan uzaklaştığı bu yolculuklar, çocukların zihninde ilk “kış hatırası”nı, yetişkinlerin ruhunda ise sessiz bir durulmayı bırakır.
Bu masalsı yolculuğun en bilinen duraklarından biri olan Uludağ, sömestr tatilinde karla ilk kez tanışacak çocuklar için güvenli pistleri, kızak alanları ve geniş oyun sahalarıyla tanıdık ama güçlü bir başlangıç sunarken, yetişkinler için telesiyej yolculuklarında Bursa Ovası’na doğru açılan manzaralar eşliğinde zihnin yavaş yavaş boşalmasına izin veren bir geçiş alanı yaratır; gündüz kayak ve kar oyunlarıyla geçen saatler, akşamları şömine başında içilen sıcak içeceklerle tamamlandığında, tatil bir program olmaktan çıkar ve ritüele dönüşür.
Daha sakin, daha sessiz ve doğayla daha doğrudan bir temas arayanlar için Sarıkamış, kristal kar yapısı sayesinde yumuşak ve sessiz bir kayak deneyimi sunarken, kalabalıktan uzak atmosferiyle sömestr tatilini gerçek anlamda dinlendirici bir yolculuğa dönüştürür; gündüzleri karın içinde doğayla baş başa geçirilen zaman, akşamları Kars mutfağının güçlü tatlarıyla birleştiğinde, çocuklar için keşif duygusu, yetişkinler içinse dinginlik hissi ön plana çıkar ve kar yalnızca bir oyun alanı değil, doğanın kendini anlattığı bir dil haline gelir.
Modern altyapısı ve geniş pist seçenekleriyle Erciyes Dağı, sömestr tatilinde hem öğrenmek hem de gelişmek isteyen aileler için dengeli bir deneyim sunar; kayak okulları sayesinde çocuklar eğlenerek öğrenirken, farklı zorluk seviyelerine sahip pistler her yaştan ziyaretçiye kendi temposunu bulma şansı verir, üstelik Kayseri şehir merkezine olan yakınlığı sayesinde bir gün dağda karla, bir gün şehirde kültürle geçen çok katmanlı bir tatil hissi ortaya çıkar.
Çam ormanlarının arasına gizlenmiş yapısıyla Kartalkaya ise kış tatilini biraz daha içe dönük yaşamak isteyenler için farklı bir atmosfer sunar; kayak dışında yapılan kar yürüyüşleri, doğa fotoğrafçılığı ve sessizliğin neredeyse duyulabildiği akşam saatleri, sömestr tatilini yalnızca çocuklar için eğlenceli değil, yetişkinler için de arındırıcı bir deneyime dönüştürür.
Bu karla yazılan rotalarda yapılan her etkinlik, ister kayak, ister kızak, ister uzun bir kar yürüyüşü olsun, aslında aynı duyguda birleşir: birlikte geçirilen zamanın yoğunluğu; çünkü sömestr tatilinde yapılan kış yolculukları, takvimden silinen günler değil, yıllar sonra bile hatırlandığında kar kokusu taşıyan anılar olarak hafızada yerini alır.