Sınırlar Arasında Bir Tanrı: Hermes [ 27 Ocak 2026 ]


Sınırlar Arasında Bir Tanrı: Hermes

Hermes, Yunan mitolojisinin en hareketli, en çok sınır aşan ve en arada kalan tanrısıdır. Tanrıların habercisi olarak bilinse de onu yalnızca mesaj taşıyan bir figüre indirgemek büyük haksızlık olur, çünkü Hermes aynı anda yolun, ticaretin, zekanın, kurnazlığın, hırsızların, tüccarların, gezginlerin ve ruhların tanrısıdır ve bu çoklu rol, onun neden bu kadar merkezi bir figür olduğunu açıklar.

Hermes’in doğumu bile karakterini ele verir. Zeus ile Maia’nın oğludur ve daha bebekken bile yerinde duramayan bir zekaya sahiptir, rivayete göre doğduğu gün Apollo’nun sığırlarını çalar, izlerini ters çevirerek takip edilemez hale getirir ve sonunda bu suçu lir icat ederek telafi eder, Hermes sorun çıkarır ama çözümü de beraberinde getirir.

Sembol olarak kanatlı sandaletler (talaria) ve iki yılanlı asa (kerykeion / caduceus) taşır, sandaletler onun hızını ve sınır tanımazlığını temsil ederken, asa karşıtlıkları dengelemeyi, çatışmayı yatıştırmayı ve geçişi simgeler, bu yüzden Hermes yalnızca fiziksel yolların değil, zihinsel ve ruhsal geçişlerin de tanrısıdır. En ilginç rollerinden biri psikopompos oluşudur, yani ölenlerin ruhlarını yeraltına götüren rehberdir, bu görev onu hem yaşayanların hem ölülerin dünyasında meşru kılar ve Hermes’i iki dünya arasında rahatça dolaşabilen nadir figürlerden biri yapar. Bu nedenle mitolojide sık sık sınır anlarında, karar eşiklerinde ve beklenmedik dönüşlerde karşımıza çıkar.

Hermes aynı zamanda ticaretin ve paranın da tanrısıdır ama burada mesele zenginlikten çok değiş tokuş ve harekettir, duran şey çürür, dolaşan şey değer kazanır fikri, Hermes’in bütün karakterine sinmiştir, bu yüzden o yerleşik düzenin değil, akışın, uyumun ve pratik zekanın tanrısıdır. Roma mitolojisinde Mercury adıyla anılır ve modern dünyada iletişimden lojistiğe, ticaretten diplomasiye kadar pek çok alanda sembolik olarak yaşamaya devam eder, hatta bugün bile mesaj, aracı, iletişim, hız gibi kavramlar konuşulurken Hermes’in gölgesi hissedilir.

Hermes Bir Burç Olsaydı Hangisi Olurdu?

Elbette ki ikizler burcu olurdu ve bu cevap klişe olduğu için değil, neredeyse birebir örtüştüğü için güçlüdür. Neden İkizler? 

İkizlerin yönetici gezegeni Merkür’dür, Roma mitolojisindeki karşılığı doğrudan Hermes’tir, yani astrolojik bağ zaten kökten vardır. İkizler zihinsel hız, merak, çok yönlülük ve iletişimle tanımlanır, Hermes’in tek bir rolü olmaması, sürekli kimlik değiştirmesi ve her ortama uyum sağlaması tam olarak bu yapıdadır. İkizler sabit değildir, öğrenir, aktarır, bağ kurar, sonra yoluna devam eder, tıpkı Hermes gibi. İkizler’in iki tarafı da anlama ama hiçbirine tamamen ait olmama hali, Hermes’in mitolojik karakterinin özüdür. İkincil olarak Yay da anılır (yolculuk, uzaklar, hareket), fakat Yay daha çok anlam arar, Hermes ise anlamdan önce iletişimi ve akışı sağlar, bu yüzden merkezde İkizler durur. Hermes, hızlı düşünen, hızlı hareket eden, sınırları aşan ama köprüleri yıkmayan, düzeni karşısına almadan esneten bir figürdür ve burçlar evreninde en net karşılığı, zihni hiçbir yerde uzun süre durmayan İkizlerdir.

Hermes, Yunan mitolojisinde gücü kaba kuvvetle değil, zeka, uyum ve hareketle temsil eden nadir figürlerden biridir. O, kapıları kırmaz, kilitleri çözer, duvarları yıkmaz, aralarından geçer ve belki de bu yüzden, modern insanın karmaşık dünyasına hala en çok benzeyen tanrılardan biri olarak kalır.