İnsanlık tarihinde müzik, notalar ortaya çıkmadan çok önce vardı. Antik çağlarda insanlar şarkıları ve melodileri tamamen hafızaya dayalı olarak öğrenir ve aktarırdı. Tapınaklarda söylenen ilahiler, halk şarkıları ve tören müzikleri ustadan çırağa sözlü şekilde aktarılırdı. Ancak bu yöntem büyük bir sorun yaratıyordu. Melodiler zamanla değişiyor veya tamamen unutulabiliyordu. İnsanlar müziği kalıcı hâle getirecek bir yöntem aramaya başladı.
Müziği yazıya dökme fikri ilk olarak Antik Yunan ve Roma dönemlerinde ortaya çıktı. Bu dönemde bazı semboller kullanılarak melodilerin yüksekliği ve ritmi gösterilmeye çalışıldı. Ancak bu sistemler oldukça karmaşıktı ve geniş kitleler tarafından kullanılmadı. Yine de bu girişimler müziğin yazılabileceği fikrinin temelini attı.
Bugün kullandığımız nota sisteminin temeli Orta Çağ’da atıldı. 11. yüzyılda yaşayan İtalyan keşiş Guido d'Arezzo, müzik tarihini değiştiren bir yöntem geliştirdi. O zamana kadar ilahiler yalnızca hafızaya dayanarak öğreniliyordu. Guido, melodileri göstermek için çizgiler ve işaretler kullanarak nota yazımını sistemli hale getirdi. Bu yöntem sayesinde müzik ilk kez herkes tarafından öğrenilebilir ve tekrar edilebilir hale geldi.
Guido d’Arezzo ayrıca bugün hala kullanılan do-re-mi-fa-sol-la-si ses sisteminin temelini oluşturdu. Bu sesleri bir ilahinin hecelerinden türeterek öğrencilerin müziği daha kolay öğrenmesini sağladı. Zamanla bu sistem gelişti ve dünya çapında kullanılan evrensel bir müzik dili haline geldi.
Nota sistemi geliştikten sonra müzik artık sadece sözlü bir sanat olmaktan çıktı. Besteciler eserlerini yazabiliyor, başka şehirlerdeki müzisyenler de aynı eseri doğru şekilde çalabiliyordu. Bu gelişme klasik müziğin, senfonilerin ve büyük orkestraların ortaya çıkmasını sağladı. Böylece notalar, insanlığın en güçlü sanat dillerinden biri olan müziğin temel yapı taşına dönüştü.
Notalar yalnızca küçük işaretlerden ibaret değildir. Onlar aslında insanlığın sesi kaydetme ve duyguları gelecek nesillere aktarma yöntemidir. Bir kağıt üzerindeki birkaç sembol, yüzlerce yıl sonra bile aynı melodiyi yeniden duyabilmemizi sağlar. Bu yüzden müzik notaları, insanlık tarihinin en önemli kültürel keşiflerinden biri olarak kabul edilir.