Mitolojinin En Uzun Saltanatı [ 21 Şubat 2026 ]


Mitolojinin En Uzun Saltanatı

Sümer Kral Listesi’nde adı geçen En-men-lu-ana, tufan öncesi dönemin en dikkat çekici figürlerinden biri olarak karşımıza çıkar çünkü ona atfedilen 43.200 yıllık hüküm süresi, insan aklının tarih ile mitoloji arasındaki o esrarengiz köprüde nasıl dolaştığını gösteren çarpıcı bir örnektir ve bu olağanüstü süre, kralların yalnızca siyasi lider değil aynı zamanda kozmik düzenin yeryüzündeki temsilcileri olarak algılandığı bir zihniyet dünyasının kapılarını aralar. Bu anlatı, Mezopotamya’nın en eski şehirlerinden biri olan Eridu merkezli krallık geleneği içinde şekillenir Sümer metinlerinde krallığın gökten indirildiği ifadesi geçer ve bu ifade, yönetimin sıradan bir toplumsal sözleşme değil, ilahi bir yetki devri olarak görüldüğünü gösterir, dolayısıyla En-men-lu-ana’nın on binlerce yıl süren saltanatı tarihsel bir kronoloji olmaktan çok, kutsal sürekliliğin sembolik bir anlatımıdır.

43.200 sayısı tesadüfi değildir. Mezopotamya matematik sistemi altmışlık tabana dayanır ve 43.200 sayısı 60’ın katlarıyla açıklanabilir, bu da bize Sümer rahiplerinin ve yazmanlarının, kozmik döngüleri, yıldız hareketlerini ve zamanın ritmini matematiksel bir kutsallıkla yorumladıklarını düşündürür, yani burada bir kraldan ziyade zamanın kendisini temsil eden bir figürle karşı karşıyayızdır. En-men-lu-ana’nın saltanatı, insanın ömrüyle ölçülemeyecek kadar uzun bir çağın sembolüdür bu kadar uzun süreli bir yönetim anlatısı, düzenin bozulmadığı, kozmik ahengin sarsılmadığı, tanrılar ile insanlar arasındaki ilişkinin henüz kopmadığı bir altın çağ fikrini besler ve tufan öncesi dönemin neredeyse mitik saflığını temsil eder.

Sümer Kral Listesi’nin en iyi korunmuş nüshası bugün Ashmolean Museum’da bulunan Weld Blundell Prizmasıdır ve bu prizma üzerinde çivi yazısıyla kaydedilmiş isimler, yalnızca hükümdarların sıralaması değil, insanlığın hafızaya tutunma çabasının da taşlaşmış izleridir En-men-lu-ana bu zincirin en uzun halkası olarak dikkat çeker. Modern tarihçilik açısından bakıldığında, En-men-lu-ana’nın gerçekten 43.200 yıl hüküm sürmüş olması mümkün değildir bu süre, sembolik bir anlatım olarak değerlendirilir ve bazı araştırmacılar bu uzun yılların, rahiplerin kozmolojik hesaplamalarını krallık anlatısına entegre etmelerinden kaynaklandığını ileri sürer, yani burada tarihsel bir biyografiden çok, kutsal zamanın şiirsel bir formu söz konusudur.

Tufan sonrası kralların hüküm süreleri dramatik biçimde kısalır bu kırılma, yalnızca mitolojik bir felaketi değil, insanın ölümlülük bilinciyle yüzleşmesini de simgeler, sanki tufan öncesi krallar tanrısal zamana aitken tufan sonrası krallar insan zamanına indirgenmiştir ve En-men-lu-ana bu iki çağ arasındaki büyük mitik mesafenin zirvesinde durur. Bu nedenle En-men-lu-ana’yı yalnızca en uzun hüküm süren kral olarak görmek eksik kalır; o, Sümer zihninin zamanı nasıl kutsallaştırdığını, sayıları nasıl sembole dönüştürdüğünü ve krallığı nasıl kozmik bir düzenle ilişkilendirdiğini gösteren bir anahtar figürdür, bir bakıma tarihin değil, mitolojik hafızanın hükümdarıdır.

Ve belki de asıl soru şudur: En-men-lu-ana gerçekten kaç yıl hüküm sürdü değil, Sümerler neden böyle bir süre yazma ihtiyacı hissetti çünkü bazen rakamlar gerçeği değil, inancı anlatır ve 43.200 yıl, insanın göğe uzanma arzusunun kil tabletlere kazınmış yankısıdır.