Marie Roget’nin Sırrı, Edgar Allan Poe tarafından 1842 yılında kaleme alınmış ve edebiyat tarihinde önemli bir kırılma noktası oluşturan bir eser olarak, yalnızca kurgusal bir polisiye anlatı sunmakla kalmayıp, dönemin gazetelerinde yer alan gerçek bir cinayet vakasının ayrıntılarından hareketle inşa edilmiş olmasıyla da dikkat çeker; Poe bu öyküde hayali bir karakter ve olay örgüsü kurarken, gerçekte yaşanmış bir cinayetin basına yansıyan bilgilerinden, tanık ifadelerinden ve çelişkili haberlerinden yararlanarak, akıl yürütme ve mantıksal çözümleme yoluyla suçun nasıl aydınlatılabileceğini göstermeyi amaçlar ve böylece edebi tarihte ilk kez, gerçek bir suçun detaylarının sistematik biçimde kurgusal bir dedektif anlatısına dönüştürüldüğü cinayet öyküsünü ortaya koyar; bu yönüyle eser, modern polisiye edebiyatın temellerini atan metinlerden biri olarak kabul edilirken, aynı zamanda suç, medya ve insan aklı arasındaki ilişkiye dair erken ve çarpıcı bir düşünsel deneme niteliği de taşır.