Küçük Krallıklara Yolculuk [ 11 Ocak 2026 ]


Küçük Krallıklara Yolculuk

Bu krallıkların küçüklüğü haritadadır, zihinlerde kapladıkları alan ise modern dünyaya direnen gelenek, sembol ve iktidar anlayışlarının hala nefes aldığını göstermeleriyle ölçülür.




Tonga – Pasifik’te Ayakta Kalan Son Polinezya Krallığı

Tonga, Güney Pasifik’te yer alan ve yaklaşık 105.000 nüfusa sahip bir ada krallığıdır. Avustralya’nın kuzeydoğusunda, Fiji ve Samoa arasında konumlanan bu ülke, hiçbir zaman tam anlamıyla sömürgeleştirilmemiş olmasıyla bölgedeki birçok ada devletinden ayrılır. Yönetim biçimi anayasal monarşidir, kral sembolik olmaktan öte, siyasal sistemde hala belirgin bir ağırlığa sahiptir ancak parlamento ve halk temsilcileriyle paylaşılmış bir yapı vardır.

Seyahat etmek isteyenler genellikle Avustralya veya Yeni Zelanda aktarmalı uçuşlarla başkent Nukuʻalofa’ya ulaşır. Gidildiğinde sakin plajlar, mercan resifleri, balina gözlemi ve Polinezya kültürüne ait törensel danslar öne çıkar. Tonga’nın tercih edilme sebebi, turistik olarak el değmemiş hissi koruması, krallık geleneğinin gündelik hayatta hala görünür olması ve modern dünyaya mesafeli ama huzurlu bir yaşam sunmasıdır.



Lesotho – Gökyüzüne Kurulmuş Afrika Krallığı

Lesotho, tamamen Güney Afrika tarafından çevrili, deniz seviyesinden en az 1.400 metre yükseklikte bulunan tek ülke olmasıyla tanınır ve yaklaşık 2,3 milyon nüfusa sahiptir. Yönetim biçimi anayasal monarşidir, kral devletin birliğini temsil ederken yürütme yetkisi seçilmiş hükümettedir ancak kraliyet kurumu kültürel olarak oldukça güçlüdür.

Lesotho’ya ulaşım çoğunlukla Johannesburg üzerinden kara veya hava yoluyla sağlanır. Gidildiğinde dağ köyleri, geleneksel Basotho battaniyeleri, atlı yaşam kültürü ve Afrika’nın en dramatik dağ manzaraları deneyimlenir. Ülke, doğa severler ve Afrika’nın bilinen yüzünün dışında bir Afrika arayanlar için tercih edilir. Siyasal yapısı istikrarsız dönemler geçirmiş olsa da krallık figürü ulusal kimliğin merkezinde yer alır.



Bhutan – Mutluluğu Devlet Politikası Yapan Krallık

Bhutan, Himalayalar’da yer alan ve yaklaşık 800.000 nüfusa sahip bir Budist krallıktır. Çin ve Hindistan arasında sıkışmış bu küçük ülke, “Gayri Safi Milli Mutluluk” kavramını resmi devlet politikası haline getirmesiyle dünyada benzersizdir. Yönetim biçimi anayasal monarşidir, kral halk arasında son derece saygındır ve modernleşme sürecini bizzat kendisi başlatmıştır, ancak siyasal kararlar demokratik kurumlarla paylaşılır.

Bhutan’a seyahat sıkı devlet kontrolü altındadır; ülkeye yalnızca onaylı tur şirketleri ve günlük sabit harcama bedeliyle girilebilir, bu da doğanın ve kültürün korunmasını sağlar. Manastırlar, dağ yürüyüşleri, meditasyon, yerel festivaller ve neredeyse hiç bozulmamış bir yaşam ritmi, Bhutan’ın neden az gidilen ama çok anlatılan  bir ülke olduğunu açıklar.



Brunei – Petrol Zengini Sessiz Sultanlık

Brunei, Borneo Adası’nda yer alan ve yaklaşık 460.000 nüfusa sahip küçük ama son derece zengin bir sultanlıktır. Ekonomik gücünü büyük ölçüde petrol ve doğalgazdan alır. Yönetim biçimi mutlak monarşidir, sultan hem devletin hem hükümetin başıdır, siyasi partiler ve muhalefet son derece sınırlıdır, İslami hukuk kamusal yaşamda önemli yer tutar.

Seyahat için Güneydoğu Asya aktarmalarıyla başkent Bandar Seri Begawan’a ulaşılır. Görkemli camiler, su köyleri ve ultra düzenli bir şehir yapısı dikkat çeker. Brunei, lüks ama sakin bir deneyim arayan, kalabalıktan uzak ve disiplinli bir toplum görmek isteyen gezginler tarafından tercih edilir.



Eswatini – Afrika’nın Son Mutlak Krallığı

Eswatini (eski adıyla Svaziland), yaklaşık 1,2 milyon nüfusa sahip, Güney Afrika ile Mozambik arasında yer alan küçük bir Afrika krallığıdır ve bugün dünyadaki son mutlak monarşilerden biri olarak kabul edilir. Kral hem yürütme hem yasama gücünü elinde tutar, siyasi partiler fiilen yasaktır ve yönetim geleneksel kabile yapılarıyla iç içe ilerler.

Ülkeye ulaşım genellikle Güney Afrika üzerinden sağlanır; milli parklar, vahşi yaşam, geleneksel dans törenleri ve krallık ritüelleri öne çıkar. Eswatini, siyasal açıdan tartışmalı bir yapıya sahip olsa da kültürel süreklilik ve geleneksel Afrika monarşisini canlı şekilde gözlemlemek isteyenler için eşsiz bir örnektir.