Kış ile Bahar Arasında Sıkışan Frekans [ 20 Şubat 2026 ]


Kış ile Bahar Arasında Sıkışan Frekans

Şubat ayı, takvimin en kısa bölümü olmasına rağmen enerjisel olarak en yoğun geçiş alanlarından birini temsil eder çünkü bu dönem yalnızca mevsimsel bir ara durak değil, aynı zamanda kolektif bilinçte bir eşik, bireysel psikolojide ise çözülme ile yeniden yapılanma arasında kurulan ince bir köprüdür. Kışın ağır, içine kapatan ve metabolizmayı yavaşlatan etkisi henüz tamamen çekilmemişken günlerin gözle görülür biçimde uzamaya başlaması, insan bedeninde ve zihninde çelişkili bir frekans düzeni oluşturur bir yanda hala dinlenmek, geri çekilmek ve kabuğunda kalmak isteyen bir iç ritim varken, diğer yanda artan ışıkla birlikte hareketlenmek isteyen biyolojik saat devreye girer ve bu iki dalga arasında oluşan titreşim, Şubat ayının kendine özgü enerjisini doğurur.

Enerji kavramını yalnızca spiritüel bir çerçevede değil, biyolojik ve psikolojik düzlemde de ele almak gerekir çünkü artan gün ışığı melatonin ve serotonin dengesini etkiler, bu da ruh halinde dalgalanmalar, ani motivasyon artışları ya da sebepsiz yorgunluk hissi yaratabilir ve bu dalgalanma aslında bedenin mevsimsel frekansını yeniden ayarlama sürecidir. Şubat ayının frekans düzeni, durağan bir çizgi değil, inişli çıkışlı bir dalga formu gibidir ilk haftalarda zihinsel netleşme, plan yapma ve radikal karar alma isteği yükselirken, ayın ikinci yarısında duygusal hassasiyet, içe dönüş ve geçmişle hesaplaşma eğilimi artar, çünkü bu dönem bilinçli zihnin kurduğu yapıları bilinçaltının test ettiği bir süreçtir.

Bu ayın enerjisinde arındırma teması belirgindir fazlalıkların fark edilmesi, gereksiz yüklerin görünür hale gelmesi ve ertelenmiş duyguların su yüzüne çıkması sık rastlanan bir durumdur, çünkü geçiş dönemleri her zaman bir temizlik çağrısı taşır ve Şubat, bahar başlamadan önce zihinsel ve duygusal alanın sadeleşmesini ister. Frekans açısından bakıldığında Şubat, hızlı ve keskin bir titreşimden ziyade daha derin ve içe doğru akan bir dalga taşır dışsal hareketten çok içsel hizalanma ön plandadır ve bu hizalanma süreci bazen huzur, bazen de huzursuzluk şeklinde deneyimlenebilir, çünkü bilinç altındaki kalıplar çözülürken kişi kendini geçici bir boşlukta hissedebilir.

Bu ayın enerjisi özellikle sosyal ilişkilerde seçiciliği artırır kalabalıkların içinde bile insan daha filtreli davranmak, gerçekten anlamlı bağlara yönelmek ister ve yüzeysel temaslardan yorulabilir, çünkü geçiş enerjileri her zaman özle teması güçlendirir. Şubat aynı zamanda zihinsel frekansın sorgulama moduna geçtiği bir dönemdir birey kendi hedeflerini, sosyal çevresini, alışkanlıklarını ve hatta inanç sistemini yeniden değerlendirme eğilimi gösterebilir, çünkü ışığın artması yalnızca fiziksel değil, farkındalık düzeyinde de bir aydınlanma yaratır.

Enerji düzeni bakımından bu ay, eski ile yeni arasındaki titreşim farkının hissedildiği bir aralık gibidir geçmiş alışkanlıkların frekansı düşmeye başlarken henüz tam şekillenmemiş yeni bir düzenin titreşimi yükselir ve bu iki titreşim arasındaki geçiş süreci, kararsızlık, dalgınlık ya da ani içgörü anları olarak deneyimlenebilir. Şubat’ın ruhsal atmosferinde sezgi gücü artabilir rüyalar daha canlı, iç ses daha belirgin olabilir, çünkü bilinç yüzeyinin sakinleştiği dönemlerde bilinçaltı daha net konuşur ve bu da kişiye yön değiştirme cesareti verebilir.

Bu ayın enerjisi bağırarak değil, derinden yayılan bir titreşimle çalışır ani patlamalardan çok içsel çözülmeler yaşanır ve çoğu zaman büyük kararlar dışarıdan dramatik görünmez, fakat içeride köklü bir düzen değişiminin başlangıcı olur. Şubat, görünürde soğuk ve kısa bir ay olsa da frekans düzeni bakımından yılın dönüşüm merkezlerinden biridir toprağın altında hareketlenen kökler gibi, insanın iç dünyasında da henüz görünmeyen ama yakında filizlenecek kararlar olgunlaşır ve bu nedenle bu ayı doğru okumak, yılın geri kalanındaki enerji akışını daha bilinçli yönetmek anlamına gelir.

Kısacası Şubat ayı, titreşimi düşük gibi görünen ama derinliği yüksek bir geçiş alanıdır yavaş ama güçlü bir yeniden ayarlama sürecidir ve o süreci fark edenler için baharın gelişi yalnızca mevsimsel değil, zihinsel ve ruhsal bir uyanışa dönüşür.