İzahı Olmayanın Mizahı Olur [ 02 Ocak 2026 ]


İzahı Olmayanın Mizahı Olur

Hayatta bazı şeyler vardır ki mantığı yoktur, açıklaması yoktur, tutarlılığı hiç yoktur. Ama işte tam da bu yüzden komiktir. “İzahı olmayanın neden mizahı olur?” sorusu, hem gündelik hayatın hem insan psikolojisinin hem de kültürün derin bir gerçeğine işaret eder. Anlamlandıramadığımız şeyi gülerek taşırız.

İnsan beyni, tutarsızlık ve absürtlük gördüğünde iki seçenek arasında kalır; ya strese girer ya da bunu mizaha çevirerek rahatlatır. Bu yüzden izah edilemeyen her şey, beynin kaçış ventiline dönüşür. Karmaşık, saçma veya çözümsüz durumlar beynin komik kategorisine kayar. İzahı olmayan olaylara mizahla yaklaşmak, psikolojik dayanıklılığı artırır.

Felsefede saçmanın (absürdün) komediyle ilişkisi eskidir. Camus, Kierkegaard ve hatta Nietzsche bile şunu söyler; Evren tamamen mantıklı olmak zorunda değildir; insan ise saçma olanla baş etmek için mizahı üretir. Açıklayamadığımız şeye gülmek, onu küçültür; bizden büyükse bile gücünü alır. Çünkü anlam yoksa, insan anlam üretir. Ürettiği en hızlı ve en doğal anlam ise mizahtır. Felsefede saçmanın mizah üretmesi, insanın anlam arayışıyla ilgilidir.

Türkiye’nin mizah anlayışı tam da “izahı olmayanın mizahı olur” cümlesine dayanır. Sıraya girip kavga etmek, trafikte kimsenin kural tanımaması, devlet dairesinde bir evrak için saatler harcanması, mantıksız kararlar, tuhaf toplumsal davranışlar, çelişkili siyasi açıklamalar gibi. Bunların çoğu açıklanamaz ama mükemmel mizah malzemesidir. Çünkü toplum, çözemediği çelişkileri gülerek aşar. Kültürel olarak açıklanamayan durumlara mizah üretmek, toplumsal rahatlamanın bir yöntemidir.

Manevi öğretiler, açıklanamayanı kabullenmeyi öğütler. Tasavvufta, tecelli denilen olayın izahı yoktur, sadece yaşanır. Bu yüzden izah edemedikçe ağırlaşan şey, mizahla hafifler. Gülmek, teslimiyetin ve kabullenişin doğal bir ürünüdür. Maneviyatta mizah, insanın benliğini ve kaygısını yumuşatır. Maneviyatta açıklanamayan durumların mizahla yumuşaması ruhsal denge sağlar.

İzahı olmayanın mizahı olur çünkü insan çelişkiyi gülerek taşır. Bir olay ne kadar tuhafsa, ne kadar anlamsızsa ve ne kadar saçmaysa o kadar komik olur. Mizah, izahın yokluğunu tamamlayan bir insan refleksidir. Açıklayamadığımız şeyi mizah ile gülerek küçültür, anlamlandırır, taşınabilir ve katlanabilir hale getiririz. Bu yüzden “izahı olmayanın mizahı olur” sadece bir söz değil; insan varoluşunun doğal yasasıdır.