İç ses herkes de aynı şekilde yok, hatta bazı insanlarda hiç yok ya da çok silik, bu bir eksiklik değil, zihnin çalışma biçimiyle ilgili doğal bir farklılıktır. Çoğu insanın iç sesi vardır ama bu ses sürekli konuşan bir anlatıcı gibi değildir, kimilerinde net cümlelerle akar, kimilerinde tek kelimeler, hisler, imgeler ya da sezgisel bilme hali şeklinde ortaya çıkar ve burada kritik nokta şudur; düşünmek ille de kelimelerle olmak zorunda değildir.
Bazı insanlar gerçekten sessiz düşünür, karar verirken kafalarında konuşma duymazlar, bunun yerine bir şeyi olmuş gibi bilirler, yön duygusu, his, beden tepkisi veya görsel imgeler üzerinden ilerlerler ve bu durum psikolojide artık kabul gören bir çeşit zihinsel işleyiş farkı olarak görülür. Hatta araştırmalar şunu gösteriyor:
- Bazı insanların iç sesi çok baskındır, susmaz, yorum yapar, yargılar, geçmişi ve geleceği sürekli kurcalar.
- Bazılarının iç sesi yalnızca gerektiğinde devreye girer, mesela yazarken, plan yaparken, birine bir şey anlatırken.
- Bazılarında ise iç ses neredeyse yoktur; düşünce dil öncesi bir halde akar.
Bu yüzden iç sesi olmayan insanlar empati kuramaz, düşünemez, derin değildir, gibi inanışlar tamamen yanlıştır, aksine bu insanlar çoğu zaman daha hızlı karar verir, daha sezgisel hareket eder ve zihinsel gürültüyle daha az boğuşurlar. İlginç olan ise şudur; iç sesi çok güçlü olan insanlar genellikle daha fazla kaygı, pişmanlık, zihinsel tekrar yaşar. Çünkü iç ses sadece düşünmez, aynı zamanda kendini eleştirir, geçmişi deşer, geleceği felaketleştirir yani iç ses bazen rehber değil, bir çeşit iç yayın olabilir.
İç ses bir insan olma şartı değil, zihnin kullandığı dillerden sadece biri ve bazı zihinler kelimeyle konuşur, bazıları hisle, bazıları görüntüyle, bazıları sessizlikle düşünür; hangisi üstün değil, sadece farklıdır.
Dilerseniz kısa ama net bir kendini tanıma testi yapalım; cevapları çok düşünmeden, ilk hisle işaretlemen yeterli, çünkü bu test doğru–yanlış değil, zihninin hangi dili tercih ettiğini görmen için.
İç Ses ve Zihinsel Düşünme Biçimi Mini Testi
Her soruda sana en yakın seçeneği işaretle.
1. Yalnız yürürken zihninde en çok ne olur?
A) Kafamda sürekli bir şeyler konuşur, yorum yaparım
B) Bazen konuşur, bazen tamamen susar
C) Konuşma yok, daha çok görüntüler ve hisler var
D) Neredeyse hiçbir şey yok, boş ama rahatsız edici değil
2. Bir karar verirken (küçük bile olsa) ne yaşarsın?
A) Artıları–eksileri içimden tartışırım
B) Kısa bir iç konuşma olur, sonra hisse geçerim
C) “Bunu yapmalıyım” diye net bir his oluşur
D) Karar bir anda oluşur, nasıl verdiğimi pek bilmem
3. Geçmiş bir olayı hatırladığında ne baskın?
A) Kendi sesimle anlatıyormuşum gibi cümleler
B) Hem anlatı hem görüntüler
C) Sahne sahne görüntüler ve duygular
D) Duygu var ama kelime ya da sahne yok
4. Kaygılandığında zihninde ne olur?
A) İç sesim susmaz, sürekli senaryo yazar
B) Kısa cümleler ve sıkışma hissi
C) Fiziksel hisler (göğüs, mide) daha baskın
D) Kaygı azdır, daha çok donukluk olur
5. Birine bir şey anlatmadan önce…
A) Kafamda cümleleri prova ederim
B) Ana fikri düşünürüm, gerisi akışına kalır
C) Ne söyleyeceğim konuşurken şekillenir
D) Konuşurken bile düşünmeden ilerlerim
6. Sessizlik senin için nasıl bir şey?
A) Zor; kafam susmaz
B) Bazen iyi bazen rahatsız
C) Rahatlatıcı
D) Doğal hâlim gibi
Sonuçlar
Çoğunluk A ise; Sözel İç Ses Baskın
Zihnin kelimelerle çalışıyor; analiz, sorgulama ve düşünsel derinlik güçlü ama fazla iç konuşma bazen yorgunluk ve kaygı yaratabilir.
A ve B karışık; Dengeli Zihin
İç ses var ama seni yönetmiyor; gerektiğinde konuşuyor, gerektiğinde susuyor, genelde sağlıklı bir denge.
Çoğunluk C; Sezgisel ve Görsel Zihin
Düşünceler kelimeye dökülmeden oluşuyor; güçlü sezgi, hızlı karar ve duygusal farkındalık öne çıkıyor.
Çoğunluk D; Sessiz Zihin
İç monolog yok ya da çok zayıf; bu nadir ama tamamen normal, zihinsel gürültü az, anda kalma becerisi yüksek.