Manipülatörün güven testi dediğimiz şey basit bir ilişki oyunu değil, insan psikolojisinin en hassas yerlerine temas eden, sınır, değer, terk edilme korkusu ve onay ihtiyacı gibi temel dinamikler üzerinden ilerleyen, çoğu zaman fark edilmeden kurulan bir güç ölçüm mekanizmasıdır.
Manipülatör için güven, sağlıklı bir insanın anladığı anlamda karşılıklı saygı, şeffaflık ve tutarlılık değildir onun zihninde güven, Bu kişi beni kaybetme pahasına sınır koyar mı, yoksa beni kaybetmemek için kendinden vazgeçer mi sorusunun cevabıdır ve işte tam bu noktada manipülatör küçük, neredeyse masum görünen testlerle karşısındaki insanın psikolojik dayanıklılığını, özgüven seviyesini ve terk edilme korkusunun derinliğini ölçmeye başlar.
Bu testler genellikle ani bir saldırı şeklinde gelmez aksine yavaş, sinsi ve aşamalıdır, çünkü manipülatör karşısındaki kişinin farkındalığını bir anda uyandırmak istemez, onu adım adım kendi normuna alıştırmak ister ve bu yüzden önce küçük sınır ihlalleriyle başlar verilen sözlerin hafifçe esnetilmesi, iletişimde tutarsızlıklar, beklenmedik mesafeler, ardından gelen Abartıyorsun ya da Çok hassassın gibi ifadelerle karşı tarafın algısının sorgulatılması, aslında ilk güven testidir burada ölçülen şey şudur: Bu kişi rahatsız olduğu halde susacak mı
Eğer susarsa manipülatör şunu öğrenir: Bu insan huzur bozulmasın diye kendi iç huzurundan vazgeçebilir. Ve işte o an doz artar.
Bir sonraki aşamada suçluluk yükleme devreye girer, çünkü manipülasyonun en güçlü yakıtı vicdandır manipülatör bir tartışmayı çok hızlı biçimde yön değiştirerek karşısındaki kişinin duygusunu değil, kendi kırılganlığını merkeze koyar ve bir anda haklı olan taraf savunmaya geçen tarafa dönüşür, özür dileyen kişi değişir ve manipülatör şunu test eder: Bu kişi kendi duygusunu savunmak yerine benim duygusal konforum için geri çekilir mi. Eğer geri çekilirse artık güç dengesi sessizce yer değiştirmiştir.
Daha sonra belirsizlik testleri başlar yoğun ilgiyle bağ kurulur, ardından ani mesafeyle o bağ sallanır, çünkü manipülatör duygusal sabitlik değil, duygusal bağımlılık oluşturmak ister ve bu bağımlılık, tutarlı sevgiden değil, aralıklı ödül sisteminden beslenir tıpkı bir kumar mekanizması gibi, bir gün verilen ilgi ertesi gün çekildiğinde karşı taraf Neyi yanlış yaptım diye düşünmeye başlar ve manipülatörün asıl güven testi burada gizlidir Bu kişi netlik talep edecek mi, yoksa kaybetme korkusuyla daha fazla yatırım mı yapacak.
Eğer kişi daha fazla yatırım yapıyorsa, manipülatör artık şunu bilir: Bu insan belirsizlikle yaşayabiliyor ama terk edilme ihtimaliyle yaşayamıyor.
Bir diğer önemli test ise bilgi toplama sürecidir manipülatör çoğu zaman derinlik arıyor gibi görünür, travmaları, zayıf noktaları, geçmiş kırılmaları öğrenmek ister, fakat bu bilgi empatik bir bağ kurmak için değil, ileride kullanılabilecek bir koz elde etmek içindir, çünkü manipülatif zihin için bilgi güç demektir ve güven testinin bir boyutu da şudur. Bu kişi sınır koymadan ne kadar açılacak. Eğer kişi erken aşamada fazla açılıyorsa manipülatör şunu not eder Bu kişi duygusal güveni hızlı kuruyor ve bu hız kontrol edilebilir.
Manipülatörün güven testleri aslında bir şeyin provasıdır: Kontrolün.
Çünkü manipülatör için gerçek güven, karşısındaki kişinin onu kaybetmemek için neleri tolere edebileceğini bilmektir ve eğer kişi saygısızlığı, kıyaslamayı, değersiz hissettirmeyi ya da tutarsızlığı sineye çekiyorsa manipülatör artık daha büyük ihlallerin önünü açar, çünkü sınırın nerede olduğu test edilmiş ve zayıf bulunmuştur. Burada en kritik psikolojik gerçek şudur: Manipülatörler güçlü insanlardan değil, sınır koymaktan korkan insanlardan beslenirler; çünkü sınır koymak çatışma riski barındırır, oysa manipülasyon çatışmasız kontrol arzusudur.
Bu yüzden manipülatörün güven testini bozmanın tek yolu oyun oynamamak, küçük ihlali küçükken durdurmak, suçluluk yüklemesine girmemek ve en önemlisi belirsizliği romantikleştirmemektir çünkü sağlıklı güven tutarlılıkla oluşur, kaosla değil. Ve belki de en çarpıcı gerçek şudur: Manipülatörün yaptığı testler aslında karşı tarafı değil, kendisini ele verir çünkü sürekli test eden bir zihin zaten güven duyamayan bir zihindir ve güven duyamayan biri sevgi kuramaz, sadece kontrol kurabilir.