Gizemli Tarsus Kazısı ve Spekülasyonlar [ 06 Mart 2026 ]


Gizemli Tarsus Kazısı ve  Spekülasyonlar

Gizemli Tarsus kazısı olarak bilinen ve normal bir arkeoloji kazısından tamamen farklı olan olay, 82 Evler Mahallesi’nde bir evin avlusunda ve çevresindeki birkaç evin altında, devletin güvenlik birimlerinin gözetiminde yapılmış ve uzun süre gizlilik içinde yürütülmüştür.

Olayın başlangıcı aslında 2012 yılına kadar gider, o yıl polis memuru Mithat Erdal, iddialara göre tarihi eser kaçakçılarını takip etmek için onların arasına sızdırılmış bir muhbir olarak çalışırken öldürülür ve bu ölüm daha sonra kazıyla bağlantılı bir olay olarak gündeme gelir. Polis memurunun eşi, eşinin define ve kaçak kazı işlerini araştırdığı için öldürüldüğünü iddia etmiş ve dosyanın yeniden incelenmesini istemiştir.

Bu gelişmelerden sonra 2016 yılında, Tarsus’taki söz konusu evin bulunduğu sokakta MİT ve özel harekat polislerinin de bulunduğu yoğun güvenlik önlemleri altında bir kazı başlatılmış, sokak kapatılmış, çevre tel örgüler ve brandalarla kapatılmış ve kimsenin içeriye girmesine izin verilmemiştir. Bu nedenle kazı mahalle içinde yapılmasına rağmen ne bulunduğu konusunda uzun süre resmi bir açıklama yapılmamış ve olay Türkiye’de büyük merak uyandırmıştır.

Kazı yaklaşık bir yıl sürdükten sonra 3 Kasım 2017’de aniden sona ermiştir ve resmi raporlara göre yalnızca birkaç küçük arkeolojik parça (örneğin bir bronz sikke ve seramik parçaları) bulunduğu açıklanmıştır. Ancak kazının baştan sona gizli yürütülmesi ve polis memurunun ölümüyle bağlantılı iddialar nedeniyle olay hala birçok kişi tarafından gizemli bir olay olarak görülmektedir.

Bu yüzden Tarsus kazısı, klasik bir arkeolojik çalışma değil, bir evin altında yapılan ve devlet güvenliği, kaçak kazılar ve bir polis cinayeti iddiasıyla bağlantılı olduğu düşünülen Türkiye’nin en tartışmalı olaylarından biri olarak anılmaya devam etmektedir.

Resmi açıklamalara göre kazı, kaçak kazı ve tarihi eser araştırması kapsamında yapılmıştır ve çalışmanın sonunda yalnızca bazı küçük arkeolojik parçalar bulunmuştur. Bunların arasında birkaç seramik parçası, sikke ve bazı küçük tarihi kalıntılar olduğu belirtilmiş, ancak olağanüstü bir buluntuya dair resmi bir açıklama yapılmamıştır.

En Çok Konuşulan Spekülasyonlar

1. Gizli bir tünel veya yeraltı geçidi
Bazı iddialara göre bölgede eski dönemlere ait bir yeraltı tüneli veya kaçış yolu bulunduğu düşünülüyordu, Tarsus’un Roma ve Bizans dönemlerinde önemli bir şehir olması nedeniyle yer altında eski yapıların bulunabileceği düşüncesi yayılmıştır.

2. Ermeni veya Osmanlı dönemine ait gömü
Bazı kişiler kazının aslında tarihi bir gömü veya saklanmış değerli eşyaları bulmak için yapıldığını ileri sürmüştür. Özellikle Osmanlı döneminde savaşlar sırasında saklandığı iddia edilen altın ve değerli eşyalar bu söylentilerin merkezinde yer almıştır.

3. Çok eski bir dini obje veya kutsal eşya
İnternette en çok yayılan teorilerden biri, kazının aslında çok eski bir dini kalıntı veya kutsal obje aramak için yapıldığı iddiasıdır. Bazı komplo teorileri işi abartarak Tevrat veya İncil dönemine ait bir eşya arandığını bile ileri sürmüştür.

4. Devletin gizli operasyonu iddiası
Kazı sırasında güvenlik önlemlerinin olağanüstü yüksek olması (özel harekat polisleri, kapatılan sokak vb.) bazı kişilerde bunun sadece arkeolojik bir kazı olmadığı düşüncesini doğurmuştur. Bu yüzden olay, devletin gizli bir operasyonu olduğu şeklinde yorumlanmıştır.

Peki gerçekte ne bulundu? Resmi kayıtlara göre kazı sonunda büyük bir tarihi keşif yapılmamıştır. Küçük arkeolojik parçalar dışında kamuoyuna açıklanan olağanüstü bir buluntu yoktur ve kazı 2017’de aniden kapatılmıştır. Olayın hala konuşulmasının nedeni, kazının mahalle içinde yapılması, uzun süre gizli tutulması ve çok az bilgi paylaşılmasıdır. Bu yüzden Tarsus kazısı bugün bile Türkiye’de, gerçekten ne bulundu, sorusunun sık sık sorulduğu gizemli olaylardan biri olarak anılmaya devam etmektedir.