Eyes Wide Shut (Gözleri Tamamen Kapalı) ve Epstein Meselesiyle Bağlantı İddiaları [ 08 Şubat 2026 ]


Eyes Wide Shut (Gözleri Tamamen Kapalı) ve Epstein Meselesiyle Bağlantı İddiaları

Eyes Wide Shut, Stanley Kubrick’in son filmi olmasının verdiği tarihsel ağırlıkla birlikte, yüzeyde bir evlilik krizi ve cinsel merak hikayesi gibi ilerlerken, alt katmanlarda güç, sınıf, ritüel ve arzunun denetlenmesi üzerine rahatsız edici bir labirent kurar ve bu yüzden her izleyişte başka bir kapı aralar.

Film, New York’ta yaşayan başarılı bir doktor olan Bill Harford ile eşi Alice’in, bir akşam yemeğinde yapılan masum görünen ama evliliğin kırılgan damarlarına dokunan bir itirafla sarsılmasıyla başlar. Alice’in geçmişte yaşadığı bastırılmış bir arzu anlatısı Bill’in zihninde kontrol duygusunu parçalar ve bu kırılma, Bill’i gecenin içine doğru sürüklenen, tesadüf gibi görünen ama adım adım daha karanlık bir dünyaya açılan bir yolculuğa iter. Bu yolculuk sırasında Bill, sıradan cinsel karşılaşmalarla elit bir gizli topluluğun düzenlediği maskeli ve ritüelistik bir orgi arasında gidip gelir. Özellikle malikanede gerçekleşen sahne, bireysel arzudan çok gücün, hiyerarşinin ve kimin neyi yapabileceğinin kodlandığı soğuk bir gösteri gibidir ve Bill burada sadece bir davetsiz misafir değil, aynı zamanda sınıf sınırlarının görünmez ama sert duvarlarına çarpan bir figürdür.

Kubrick bu filmde cinselliği baştan çıkarıcı bir özgürlük alanı olarak değil, aksine güç tarafından düzenlenen, izlenen ve gerektiğinde cezalandırılan bir alan olarak resmeder. Maskeler, karakterlerin kimliğini gizlemekten çok, gerçek kimliklerin zaten toplumsal rollerle maskelediğini ima eder. Bill’in yaşadığı şey bir cinsel uyanıştan ziyade, kontrol illüzyonunun çöküşüdür. Para, statü ve meslek onu gündüzleri korurken, gece dünyasında bu ayrıcalıklar bir anda anlamsızlaşır ve film, her kapı herkes için açılmaz fikrini seyircinin yüzüne soğuk bir gerçeklik gibi çarpar. Finalde Alice’in söylediği sade ama sert cümle, tüm bu metafizik ve komplo hissinin ardından, Kubrick’in asıl meselesini açık eder; fanteziler, korkular ve sırlar kaçınılmazdır ama asıl mesele onlarla ne yaptığımız ve gerçek hayatta nasıl yüzleştiğimizdir.

Soğuk renk paleti, yavaş kamera hareketleri, neredeyse rüya halinde akan sahneler ve tekrarlayan müzik kullanımı, filmin tamamını uyanık bir kabus hissine sokar. Kubrick bilinçli olarak tempoyu düşürür, çünkü bu hikayede gerilim ani patlamalarla değil, gecikmeyle ve rahatsız edici fark edişlerle büyür.

Filmin IMDb puanı yaklaşık 7.5/10 civarındadır ve zaman içinde, ilk çıktığı dönemdeki tartışmalı tepkilere rağmen, kült statüsünü güçlendirmiştir. Büyük ödüller kazanmış bir film olmaktan çok, Nicole Kidman’ın performansıyla bazı önemli ödül adaylıkları almış, Kubrick’in mirası içinde sürekli yeniden değerlendirilen ve akademik metinlere konu olan bir yapım haline gelmiştir.

Epstein Meselesiyle Bağlantı İddiaları

Filmin, yıllar sonra Jeffrey Epstein skandalı patlak verdiğinde yeniden gündeme gelmesinin nedeni, elitler, gizli davetler, cinsel ritüeller ve dokunulmazlık hissi gibi temaların, gerçek dünyadaki bazı güç ağlarını ürkütücü biçimde çağrıştırmasıdır. Ancak burada altı çizilmesi gereken şey, Eyes Wide Shut ile Epstein arasında kanıtlanmış, doğrudan bir bağlantı bulunmadığıdır. Bu benzerlik daha çok sembolik ve tematik düzeydedir. Kubrick’in anlattığı şey belirli bir kişi ya da olaydan ziyade, gücün kapalı devre çalıştığı her yapıda tekrar tekrar ortaya çıkabilecek bir karanlık düzendir ve Epstein vakası, yıllar sonra bu tür yapıların gerçek dünyada da var olabileceğini gösterdiği için film geriye dönük olarak kehanet gibi okunmaya başlanmıştır.

Eyes Wide Shut, gizli örgüt filmi olmaktan çok, arzunun, gücün ve sınıfın kesiştiği noktada bireyin ne kadar kırılgan olduğunu anlatan, izleyicisini rahatsız etmeyi amaçlayan ve tam da bu yüzden yıllar geçtikçe etkisini artıran bir filmdir.