Evlerde oluşturulan bar köşeleri veya içki büfeleri, yalnızca şişelerin ve bardakların saklandığı alanlar olmaktan çıkıp dekorasyonun karakterini belirleyen küçük odak noktalarına dönüşebilir. Salonun bir köşesinde kullanılan ahşap bir konsol, cam kapaklı vintage bir büfe ya da modern metal raf sistemi; birkaç doğru aksesuarla mekana otel, restoran veya eski bir kulüp atmosferinden izler taşıyan daha sofistike bir görünüm kazandırabilir. Özellikle salonun boş ve işlevsiz kalan bir bölümünü değerlendirmek için oldukça etkili bir çözümdür.
Bar köşesinin eve kattığı hava büyük ölçüde malzeme ve aydınlatma seçimine bağlıdır. Koyu ceviz, pirinç detaylar, füme cam ve sıcak tonlu loş aydınlatmalar daha klasik ve ağırbaşlı bir atmosfer yaratırken, açık meşe, doğal taş ve sade raflar çağdaş bir görünüm sağlar. Arkadan aydınlatılmış bir raf veya küçük bir masa lambası ise gece saatlerinde bu alanı salonun görsel merkezlerinden birine dönüştürebilir. Bardakların, karafların ve dekoratif objelerin düzenli sergilenmesi de büfeyi sıradan bir depolama mobilyasından ayırır.
Üstelik iyi tasarlanmış bir bar alanının büyük olması gerekmez. Dar bir duvar, kullanılmayan bir niş hatta küçük bir konsol bile yeterlidir. Alt bölümlerin kapaklı tutulması görsel kalabalığı gizlerken üst bölümde birkaç seçilmiş şişe, farklı biçimlerde bardaklar, metal bir tepsi, küçük bir tablo veya bitki kullanılması daha dengeli bir kompozisyon oluşturur. Her şeyi sergilemek yerine birkaç parçayı öne çıkarmak, alanın daha şık ve özenli görünmesini sağlar.
Sonuçta evde bar köşesi oluşturmak yalnızca içki saklamakla ilgili değildir. Mekana biraz ritüel, misafirperverlik ve kişilik eklemektir. Doğru tasarlandığında gündüz dekoratif bir mobilya gibi görünen alan, akşam ışıklar azaldığında bambaşka bir atmosfere bürünebilir. Böylece salon yalnızca oturulan bir oda olmaktan çıkar, sohbetin, müziğin ve misafir ağırlamanın kendine ait küçük bir sahnesine dönüşür.