Dip dalgası, bir şeyin yüzeyde sakin, hatta durağan göründüğü anlarda bile altta biriken ve fark edilmeden büyüyen bir hareketi, gerilimi ya da değişim potansiyelini anlatan güçlü bir metafordur. Denizde yüzey dalgaları durulmuşken dipte oluşan akıntılar gibi, insanın zihninde, toplumların yapısında, ekonomide ya da duygularda da dip dalgaları vardır ve bunlar çoğu zaman görünmez ama asıl yön değiştirici olan da onlardır.
Dip dalgası, bastırılan düşüncelerin, ertelenen duyguların ya da dile getirilmeyen huzursuzlukların sessizce birikmesi demektir. Kişi dışarıdan iyiyim derken, altta bir yerde fark edilmeden güçlenen bu dalga, bir gün küçük bir tetikleyiciyle yüzeye vurur ve ani bir kopuş, karar ya da dönüşüm olarak kendini gösterir.
Dip dalgası, henüz manşetlere çıkmamış ama sokakta, gündelik dilde, alışkanlıklarda ve kolektif ruh halinde kendini hissettiren değişimin habercisidir; büyük kırılmalar genellikle gürültüyle değil, bu sessiz dip hareketlerinin olgunlaşmasıyla gelir. Yüksek sesli çatışmalardan ya da açık sokak gerilimlerinden çok, insanların gündelik hayata karşı geliştirdiği sessiz geri çekilme haliyle kendini gösterir, siyasal gerilim arttıkça herkes konuşur gibi görünür ama aslında dinleme azalır, katılım düşer, ortak gelecek fikri bulanıklaşır ve bu durum zamanla bir isteksizlik iklimi yaratır, çünkü insanlar umut üretmek yerine enerjilerini korumaya, risk almamaya ve görünmez olmaya yönelir. Bu noktada dip dalgası, öfkenin patlaması değil, umudun yavaş yavaş çekilmesidir; sandığa, söze, ortak alana olan inancın sessizce erimesi, büyük cümlelerin altında büyüyen küçük vazgeçişlerdir.
Siyasi açıdan bakıldığında, iktidar–muhalefet geriliminden bağımsız olarak toplumun geniş kesimlerinde hissedilen, bir şey değişmiyor, duygusunun tortusudur, bu duygu yüksek sesle isyan etmez, slogan atmaz, sokakta görünmez ama en tehlikeli yerde birikir. Gündelik kararların içinde. İnsanlar daha az hayal kurar, daha az dahil olur, daha az talep eder ve bu isteksizlik hali zamanla sistemin görünmeyen belirleyicisi haline gelir. Çünkü tarih çoğu zaman bağıran kalabalıklarla değil, sessizce vazgeçen çoğunluklarla yön değiştirir.
Kısacası dip dalgası, henüz görünmeyen ama kaçınılmaz olandır. Sesi azdır, sabrı çoktur ve yüzeye çıktığında kimseye sürpriz değildir, çünkü aslında uzun zamandır oradadır, sadece bakılmamıştır.