Yurt dışında yapılan kar tatilleri, yalnızca farklı pistlerde kaymak ya da başka bir ülkede uyanmak anlamına gelmez; aynı zamanda çocukların başka kültürlerle ilk temasını kurduğu, karın her coğrafyada aynı beyazlıkla ama farklı hikayelerle yere düştüğünü fark ettiği, yetişkinlerin ise günlük rutinden sıyrılıp zamanın daha yavaş aktığı bir düzene girdiği özel yolculuklardır ve sömestr tatilinde bu deneyimi yaşamak, tatili bir anı koleksiyonuna dönüştürür.
Alpler’in eteklerinde masalsı bir sessizlikle yükselen Zermatt, otomobilsiz yapısı sayesinde doğayla neredeyse kesintisiz bir temas sunarken, Matterhorn manzarası eşliğinde yapılan kayak ve snowboard aktiviteleri çocuklar için gerçek bir kartpostalın içinde hareket ediyormuş hissi yaratır; gündüzleri farklı seviyelere uygun pistlerde geçen saatler, akşamları ahşap dağ evlerinde sıcak çikolata ve fondüyle tamamlandığında, tatil yalnızca sportif değil, duyusal bir deneyime dönüşür ve kar burada sadece zemin değil, hikayenin ana karakteri olur.
Avusturya Alpleri’nin kalbinde yer alan Innsbruck, sömestr tatilinde hem şehir kültürünü hem de dağ sporlarını aynı potada eritebilen nadir duraklardan biridir; sabahları kayak merkezlerine kısa yolculuklarla ulaşılıp pistlerde geçirilen zamanın ardından, öğleden sonra tarihi şehir merkezinde yürüyüş yapmak, müzeleri gezmek ve Noel pazarlarının izlerini taşıyan sokaklarda dolaşmak, özellikle çocuklar için tatilin tek bir aktiviteye sıkışmasını engeller ve öğrenmeyle eğlence arasındaki çizgiyi silikleştirir.
Daha kuzeye çıkıldığında, karın sessizlikle neredeyse kutsal bir bağ kurduğu Rovaniemi, sömestr tatilini bambaşka bir boyuta taşır; burada kar tatili yalnızca kayakla sınırlı kalmaz, ren geyikleriyle yapılan kızak turları, donmuş göller üzerinde yürüyüşler, kuzey ışıklarını izleme ihtimali ve Noel Baba Köyü gibi deneyimler, çocuklar için masalla gerçeğin iç içe geçtiği bir atmosfer yaratırken, yetişkinler için doğanın sessiz gücüyle baş başa kalma fırsatı sunar.
Lüksle doğanın kesiştiği noktada duran St. Moritz ise kar tatilini biraz daha farklı bir estetikle yaşamak isteyen aileler için öne çıkar; geniş ve bakımlı pistlerde kayak yapılırken, donmuş göller üzerinde düzenlenen etkinlikler, atlı kızak turları ve panoramik tren yolculukları, tatili yalnızca fiziksel bir aktivite olmaktan çıkarıp görsel bir şölene dönüştürür ve çocukların hafızasında “kış” kavramını çok katmanlı bir anıya dönüştürür.