Bataklık cesedi ya da uluslararası literatürdeki adıyla bog body, özellikle Kuzey Avrupa’daki turbalık ve bataklık alanlarda bulunan, asidik ve oksijensiz ortam sayesinde deri, saç, tırnak ve hatta yüz hatları olağanüstü biçimde korunmuş insan kalıntılarını ifade eder ve bu cesetler çoğunlukla Demir Çağı’na tarihlenir ancak bazı örnekler Bronz Çağı’na ya da Roma dönemine kadar uzanır.
Tollund Adamı (Tollund Man), Danimarka’da 1950 yılında bir turba bataklığında bulunmuş, ölüm anındaki yüz ifadesi neredeyse canlı gibi korunmuş en ünlü bataklık cesetlerinden biridir ve yapılan karbon analizleri bu kişinin MÖ 405–380 yılları arasında yaşadığını gösterir, boynundaki ilmek ise onun büyük olasılıkla ritüel amaçlı bir kurban olduğunu düşündürür.
Grauballe Adamı (Grauballe Man), yine Danimarka’da 1952 yılında bulunmuş olup boğazının kesilmiş olmasıyla dikkat çeker ve yaklaşık MÖ 290 yılına tarihlenir, cildi koyu kahverengi bir deri gibi korunmuş, parmak izleri dahi tespit edilebilmiştir.
Lindow Adamı (Lindow Man), İngiltere’de 1984 yılında bir bataklıkta keşfedilmiş ve MS 1. yüzyıla tarihlenmiştir, bu cesedin hem kafasına darbe aldığı hem boğulduğu hem de boğazının kesildiği anlaşılmıştır ki bu durum literatürde üçlü ölüm olarak adlandırılır ve Kelt ritüelleriyle ilişkilendirilir.
Windeby Kızı (Windeby Girl), Almanya’da 1952 yılında bulunmuş ve uzun süre Demir Çağı’na ait genç bir kız olarak tanımlanmış olsa da daha sonraki analizler bunun aslında genç bir erkek olabileceğini ve MÖ 1. yüzyıla tarihlendiğini ortaya koymuştur, bu örnek aynı zamanda bilimsel yorumların zamanla nasıl değişebildiğini göstermesi açısından önemlidir.
Genel olarak bataklık cesetleri, yalnızca arkeolojik bulgular değil, aynı zamanda geçmiş toplumların ceza anlayışı, ritüel pratikleri ve ölümle kurdukları ilişki hakkında son derece güçlü ipuçları sunar, çünkü bu bedenler sıradan gömülerden farklı olarak bilinçli biçimde bataklıklara bırakılmış, doğayla adeta bir sözleşme yapılmışçasına korunmuş ve binlerce yıl sonra modern insanın karşısına sessiz ama son derece çarpıcı tanıklar olarak çıkmıştır.