Bazı insanlar sizi anlamak için değil, sizi kendi zihinlerinde çoktan yazdıkları senaryoya yerleştirmek için dinlerler kelimeleriniz onların kulaklarına ulaşmadan önce, çoktan yargılarının filtresinden geçer ve size geri dönen şey artık sizin söylediğiniz değil, onların görmek istediği gölgedir, işte tam da bu noktada öz saygı devreye girer ve size şunu fısıldar. Çabaladın, mücadele ettin gerekli her şeyi yaptın .Kendini ispat etmek zorunda değildin değer verdin ama değer görmedin . Öz saygı, herkesle savaşma zorunluluğundan özgürleşmektir sizi yanlış anlamaya kararlı bir insanla tartışmak, suyun üzerine yazı yazmaya benzer çünkü ne kadar net konuşursanız konuşun, cümleleriniz o zihinde erir ve yerini yine aynı önyargı doldurur, bu yüzden mesele haklı olmak değil, enerjinizi nereye harcadığınızı bilmektir, çünkü bazı tartışmalar kazanılsa bile insanı eksiltir.
Kimi insanlar sizi anlamaya değil, sizi küçültmeye gelir cümlelerinizi çarpıtır, niyetinizi sorgular, tonunuzu bahane eder ve sonunda sizi kendi savunmanızın içinde kaybolmuş birine dönüştürür, oysa öz saygı, bir noktada susmayı seçebilme gücüdür, çünkü susmak her zaman yenilmek değildir, bazen en net sınırdır. Yanlış anlaşılıyorum diyerek suçlanırsın kararlılığın arzuların isteklerin dürüstlüğün iyi niyetin suçlanır, kilitli bir kapıya anahtar aramaya benzer sorun anahtarın şekli değildir, kapının açılmak istememesidir ve siz ne kadar açıklama yaparsanız yapın, karşı tarafın niyeti değişmediği sürece sonuç değişmez, işte bu gerçeği kabullenmek insanın içindeki huzuru büyütür.
Öz saygı, kendinizi savunma refleksinizi kontrol edebilmekle başlar her ithama cevap vermemek, her suçlamaya açıklama getirmemek, her çarpıtmaya düzeltme yapmamak bir zayıflık değil, aksine içsel gücün sessiz bir göstergesidir, çünkü değerini bilen insan, herkes tarafından doğru anlaşılmak zorunda olmadığını bilir. Unutmayın, sizi anlamak istemeyen biri için saatlerce konuşmak, kendi zihninizi yormaktan başka bir işe yaramaz oysa kendini bilen bir insan, enerjisini anlayabilenlere saklar, çünkü gerçek iletişim, iki tarafın da anlamaya niyetli olduğu yerde filizlenir tek taraflı çaba ise sadece tükenmişlik üretir.
Bazen en güçlü cümle, hiç kurulmamış olandır bazen en net cevap, tartışmaya girmemektir. Çünkü öz saygı, herkesin sizi sevmesi ya da onaylaması değildir, öz saygı, sizi yanlış anlamaya kararlı insanlarla kendinizi tüketmemektir sizi anlayan yargılamayan insanlarla etkileşime geçmektir ve bu bilinçle atılan her adım aslında iç dünyanızda atılmış bir ileri adımdır.