1993 yılının Ağustos ayında, Sibirya'nın güneyindeki Khamar-Daban Dağları'nda yaşanan olay, bugün hala dünyanın en gizemli toplu ölüm vakalarından biri olarak kabul edilir. Olay, sık sık Dyatlov Pass Olayı ile karşılaştırıldığı için Buryatya'nın Dyatlov Geçidi olarak da anılır. Deneyimli dağcı ve eğitmen Lyudmila Korovina liderliğindeki yedi kişilik ekip, 5 Ağustos 1993 günü dağdan inerken bilinmeyen bir nedenle felakete sürüklendi. Grubun tek kurtulan üyesi Valentina Utochenko'nun ifadesine göre her şey birkaç dakika içinde gerçekleşti. Önce Aleksander Krysin aniden çığlık atmaya başladı, ağzından köpükler geliyor, kulaklarından ve gözlerinden kan geldiği görülüyordu. Ardından yere yığılıp kasılmalar geçirdi. Yardım etmek için koşan Korovina da kısa süre sonra aynı belirtileri göstermeye başladı. Diğer grup üyeleri boğuluyormuş gibi boğazlarını tutuyor, kusuyor, çırpınıyor, kıyafetlerini yırtıyor ve bilinçsiz hareketler sergiliyordu. Birkaç dakika içinde altı kişi ölmüş, yalnızca Valentina hayatta kalmıştı.
Olay yerinde çekilen son fotoğraflar incelendiğinde grubun kötü hava koşullarıyla mücadele ettiği görülmektedir. Dağ sırtı tamamen açıktır, ağaç örtüsü yoktur ve rüzgara karşı koruma sağlayacak doğal engeller bulunmaz. Bazı araştırmacılar fotoğraflardaki yorgun yüz ifadeleri ve kötü hava şartlarının grubun zaten fiziksel olarak zorlandığını gösterdiğini öne sürmektedir. Kurtarma ekipleri cesetleri bulduğunda bazılarının kısmen soyunmuş olduğu rapor edilmiştir. Bu durum ağır hipotermide görülen, paradoksal soyunma davranışıyla açıklanmaya çalışılmıştır. Otopsilerde beş kişinin hipotermiden, Korovina'nın ise kalp krizinden öldüğü belirtilmiştir. Ayrıca akciğerlerde hasar ve ödem benzeri bulgular kaydedilmiştir.
Ancak resmi açıklama yıllardır tartışılmaktadır. Çünkü tanık ifadesindeki kasılmalar, ağızdan köpük gelmesi, ani çöküş ve panik davranışları klasik hipotermi tablosuna tam olarak uymaz. Bu nedenle çok sayıda teori ortaya atılmıştır. En popüler teorilerden biri yüksek irtifa kaynaklı akciğer veya beyin ödemidir. Bazı araştırmacılar aşırı yorgunluk, açlık, soğuk, rüzgar ve oksijen azlığının birleşerek ani nörolojik çöküşe neden olmuş olabileceğini savunur. Diğer bir teori ise toksik madde veya sinir gazı maruziyetidir. Belirtilerin bazıları sinir ajanlarını andırsa da bunu doğrulayan hiçbir fiziksel kanıt bulunamamıştır.
Daha spekülatif teoriler arasında gizli askeri deneyler, zehirli mantarlar, kirlenmiş su kaynakları, toksik algler ve hatta düşük frekanslı infrases dalgalarının insanlarda panik ve deliryuma yol açtığı iddiaları yer alır. Bazı internet araştırmacıları grubun zehirli bir madde tükettiğini öne sürerken, bazıları da Valentina'nın yıllar sonra verdiği ifadelerde ayrıntıların değişmesini travma sonrası hafıza bozulmasına bağlamaktadır. Bu nedenle tanıklığın hangi bölümlerinin tam olarak doğru olduğu da kesin değildir.
Bugün Khamar-Daban vakası resmi olarak çözülmüş kabul edilse de, açıklanamayan ayrıntılar nedeniyle gizemini korumaktadır. Dağcıların neden birkaç dakika içinde peş peşe çöktüğü, tanığın anlattığı korkutucu belirtilerin gerçek nedeni ve otopsi sonuçlarının olayı ne ölçüde açıkladığı hala tartışma konusudur. Bu yüzden olay, Dyatlov Geçidi'nden sonra Rusya'nın en çok konuşulan dağ gizemlerinden biri olmaya devam etmektedir.