Sonsuz Maymun Teoremi [ 26 Şubat 2026 ]


Sonsuz Maymun Teoremi

Sonsuz Maymun Teoremi, yeterince uzun süre boyunca rastgele tuşlara basan bir maymunun, sonunda örneğin bir Shakespeare eserini harfi harfine yazma olasılığının sıfır olmadığını ifade eden olasılık temelli bir düşünce deneyidir. Buradaki sonsuzluk kavramı kritik noktadır, çünkü süre ve deneme sayısı gerçekten sonsuza uzandığında, olasılığı sıfır olmayan her dizilimin eninde sonunda gerçekleşmesi matematiksel olarak mümkündür.

Bu fikir 20. yüzyılın başlarında olasılık kuramı bağlamında ortaya atılmıştır ve amacı edebiyatı küçümsemek değil, olasılık ve sonsuzluk kavramlarının sezgilerimizi nasıl zorladığını göstermek olmuştur. İnsan zihni düşük olasılığı imkansızlıkla karıştırma eğilimindedir. Oysa matematikte, çok çok küçük ile sıfır aynı şey değildir.

Teorem ayrıca düzen ile kaos arasındaki ilişkiye dair felsefi bir tartışma başlatır. Eğer yeterince zaman ve deneme varsa, anlam dediğimiz şey gerçekten bilinçli bir tasarımın ürünü müdür, yoksa istatistiksel bir kaçınılmazlık mı?

Bu düşünce deneyinin asıl çarpıcı tarafı, pratik ile teorik arasındaki uçurumu görünür kılmasıdır. Çünkü matematiksel olarak olasılığı sıfır olmayan bir olayın gerçekleşmesi mümkün olsa da, Shakespeare’in tüm eserlerini eksiksiz üretmek için gereken deneme sayısı akıl almaz derecede büyüktür ve evrenin mevcut yaşıyla kıyaslandığında fiilen ulaşılamaz bir zaman ölçeğine karşılık gelir, dolayısıyla teorem gerçekleşir demekten çok olasılığı sıfır değildir, demeyi öğretir.

Bu yaklaşım istatistik, bilgi kuramı ve hatta evrimsel biyoloji tartışmalarında metafor olarak kullanılmıştır. Örneğin karmaşık yapıların yalnızca rastlantıyla mı yoksa seçilim mekanizmalarıyla mı ortaya çıktığı sorusu ele alınırken, saf rastgelelik ile yönlendirilmiş süreçler arasındaki farkı göstermek için bu örneğe başvurulur. Çünkü rastgele üretim ile seçici bir filtre arasındaki küçük fark, uzun vadede dramatik sonuçlar doğurur.

Felsefi düzlemde mesele daha da derinleşir. Eğer sonsuz zaman ve sonsuz deneme varsayımı altında anlamlı metinler kaçınılmazsa, anlamın değeri nereden gelir. Bilinçli niyetten mi, yoksa nadirliğinden mi, başka bir deyişle, bir metni değerli yapan şey onun ortaya çıkma olasılığının düşüklüğü mü, yoksa onu üreten zihnin varlığı mıdır?