İnsan çoğu zaman bir narsistle karşılaştığını ilk anda anlamaz çünkü narsist dediğimiz yapı, dışarıdan bakıldığında kırmızı bayraklarla değil, tam tersine fazlasıyla çekici, ilgili ve hatta hayatına iyi gelmiş biri hissiyle kendini gösterir, öyle ki ilk tanıştığın o anlarda onun yanında kendini değerli özel ve farklı hissedersin, sanki seni herkesten daha iyi anlayan biriyle karşılaşmış gibi bir yanılsamanın içine girersin ve tam da bu noktada aslında sürecin en kritik eşiği başlamış olur. Çünkü narsist insan, seni sevmekten çok, seni kendine bağlamayı hedefler bu bağ sevgiyle değil hissettirdiği duygusal iniş çıkışlarla kurulur, bir gün seni gökyüzüne çıkarırken ertesi gün hiçbir açıklama yapmadan geri çekilerek sende bir eksiklik hissi yaratır ve bu eksiklik, zamanla onun varlığına duyduğun ihtiyacı artırır, yani sen onu değil, onun sende oluşturduğu duygusal boşluğu kovalamaya başlarsın.
Narsist biriyle iletişim kurarken dikkat edersen, konuşmaların çoğunun bir şekilde ona döndüğünü fark edersin sen bir şey anlatırken bile konu ustaca onun deneyimlerine, onun başarılarına ya da onun yaşadığı olaylara kayar ve bir süre sonra kendi hikayenin bile arka planda kaldığını hissedersin, ama bunu o kadar doğal ve akıcı bir şekilde yapar ki, çoğu insan bunun farkına varana kadar çoktan duygusal olarak bağlanmış olur. En dikkat çekici özelliklerinden biri de empati eksikliğidir, ancak bu eksiklik sandığın gibi soğuk bir şekilde ortaya çıkmaz aksine narsist gerektiğinde empati yapıyormuş gibi davranabilir, doğru cümleleri kurabilir, hatta seni anladığını düşündürebilir, fakat mesele gerçekten senin duygularına temas etmek olduğunda, orada bir derinlik değil, sadece yüzeysel bir yansıma olduğunu zamanla hissedersin, çünkü onun için önemli olan senin ne hissettiğin değil, senin hislerinin onun üzerindeki etkisidir.
İlişkilerde en çok kullanılan yöntemlerinden biri ise değersizleştirme döngüsüdür önce seni yüceltir, seni herkesten farklı görür, seni özel hissettirir, sonra yavaş yavaş küçük eleştirilerle, imalarla ve davranış değişiklikleriyle seni sorgulamaya iter ve bu süreçte sen farkında olmadan kendini onun gözünde tekrar değerli olabilmek için çabalamaya başlarsın, işte bu döngü narsistin en güçlü kontrol alanıdır çünkü artık sen onun davranışlarını değil, kendi yeterliliğini sorguluyorsundur. Narsist insanlar özür dilemez demek eksik kalır, aslında özür dilemeyi bir araç olarak kullanırlar eğer özür dilemek işlerine yarıyorsa dilerler ama bu özür bir farkındalık ya da sorumluluk içermez, çoğu zaman cümlelerin içinde gizli bir suçlama barındırır ya da konuyu tekrar sana yönlendiren bir yapıdadır, yani tartışmanın sonunda kendini hala suçlu hisseden taraf sen olursun ve bu da onun kontrolünü pekiştirir.
Onları tanımanın zor olmasının en büyük nedeni, başta gösterdikleri yoğun ilgi ve hızlı bağ kurma eğilimidir sana çok kısa sürede derin bir yakınlık hissi yaşatırlar, sanki yıllardır tanışıyormuşsunuz gibi bir samimiyet kurarlar ve bu hız, çoğu insanın gerçek ile yansıtılan arasındaki farkı görmesini engeller, ancak zaman geçtikçe sözleriyle davranışları arasındaki tutarsızlıklar ortaya çıkmaya başlar, işte narsisti anlamaya başladığın yer tam olarak burasıdır. En net işaret ise çoğu zaman hissettirdiği duygudadır onun yanındayken kendin gibi rahat, dengede ve huzurlu hissetmek yerine, daha dikkatli, daha temkinli ve daha doğru davranmaya çalışan biri haline geliyorsan, sürekli bir şeyleri yanlış yapma korkusuyla hareket ediyorsan, bu his aslında sana gerçeği anlatıyordur çünkü sağlıklı bir ilişkide insan kendini kısıtlamaz, genişler.
Ve belki de en çarpıcı gerçek şudur narsist insanlar seni kaybetmekten korkmaz, çünkü onlar için insanlar birer bağ değil, birer kaynaktır asıl korktukları şey, seni yönetememek, üzerindeki etkilerini kaybetmektir ve bu yüzden seni tamamen bırakmak yerine çoğu zaman bir kapıyı aralık bırakırlar, geri dönebilecekleri bir alan yaratırlar, çünkü kontrol ettikleri sürece bağın devam ettiğini bilirler. Sonunda insan şunu fark eder özlediği kişi aslında o değildir, onunlayken hissettiği kendi halidir ama o hali yeniden yaşayabilmek için tekrar aynı kişiye dönmek, bir aynanın kırık parçasında eski yansımayı aramak gibidir, görüntü tanıdık olsa da artık aynı değildir.
İşte bu yüzden narsisti tanımak bir anda olmaz bir bakışta değil, birikmiş hislerde, tekrar eden döngülerde ve en çok da insanın kendi içinde büyüyen o sessiz rahatsızlıkta kendini gösterir… çünkü bazı insanlar hayatına sevgi getirmez, sadece seni kendine alıştıra alıştıra vazgeçilmez gibi hissettirir.