İnsan, hayatın karmaşası içinde yol alırken çoğu zaman neyi aradığını tam olarak bilmediğini zanneder oysa derinlerde bir yerde kelimelere dökemese bile neyin eksik olduğunu çok iyi hisseder ve bu eksiklik çoğu zaman gösterişli hayatlar, büyük hayaller ya da kusursuz görünen insanlar değildir, aksine bütün gürültünün içinden sıyrılıp sade bir gerçekliğe tutunan, kalbi temiz, niyeti net, zor zamanlarda değişmeyen bir insanın yokluğudur. Çünkü insan, en çok her şey yolundayken değil, her şey dağılmaya başladığında kimin yanında kaldığını, kimin susup gittiğini kimin ben buradayım dediğini hatırlar ve işte tam o an anlar ki gerçek bağlar güzel günlerin değil, zor zamanların içinden geçerek kurulur.
Kalbi iyi olan birine denk gelmek, aslında hayatın tüm yükünü hafifletmez aksine hayat yine zorlar, yine sınar, yine beklenmedik yerlerden kırar insanı ama o kişinin varlığı bütün bu zorlukların anlamını değiştirir, çünkü mesele zorlukların olup olmaması değil, o zorlukların içinde yalnız kalıp kalmamaktır. Böyle biri, en kötü anında bile seni suçlamak yerine yanında durmayı seçer, kaçmak yerine kalmayı, susup uzaklaşmak yerine konuşmayı, vazgeçmek yerine birlikte çözüm aramayı tercih eder ve belki de en önemlisi, şartlar ne kadar değişirse değişsin, duygularını bir anlık heveslere ya da geçici kırgınlıklara kurban etmez.
İnsan aslında kusursuz birini aramaz hatasız, eksiksiz, her şeyi doğru yapan birini bulmak zaten mümkün değildir, ama kalbi güzel olan biriyle yola çıktığında hatalar korkutmaz, eksikler büyümez, çünkü bilirsin ki o insan seni yarı yolda bırakmayacak, seni zor bir anında yalnız bırakıp kendi konforuna kaçmayacak, ben böyleyim diyerek duvar örmeyecek, aksine biz olmanın sorumluluğunu taşıyacaktır. Çünkü bazı insanlar vardır, sorun çıktığında ilk düşündükleri şey kendilerini korumak olurken, bazı insanlar da vardır ki ilk düşündükleri şey birlikte kalabilmektir ve aradaki fark tam olarak burada başlar.
Hayat, insana her zaman istediğini vermez, bazen yanlış insanları doğru zamanlarda, doğru insanları yanlış anlarda çıkarır karşısına bazen de insanın en hazır olduğu anda en çok ihtiyaç duyduğu şeyi geciktirir ama yine de insanın içinde bir umut vardır, bir gün gerçekten kalbi temiz, niyeti net, ne olursa olsun beraber hallederiz, beraber atlatırız, beraber yaşarız diyebilen birine denk gelme ihtimali… Çünkü insanı güçlü yapan şey tek başına ayakta kalabilmesi değil, doğru kişiyle birlikte ayakta kalmayı seçebilmesidir.
Ve belki de en gerçek, en sade ve en ağır cümle şudur: İnsan hayatı tek başına da yaşayabilir ama doğru insanla yaşadığında hayat sadece yaşanmaz, aynı zamanda anlam kazanır, derinleşir ve insan ilk kez gerçekten yalnız değilim hissinin ne demek olduğunu anlar