Şamanizmde Yıldızlar Göğün Konuştuğu, Ruhun Dinlediği Anlar. Şamanizmde yıldızlar, yalnızca gecenin karanlığını delen uzak ışık noktaları değil, insanla evren arasındaki kadim sözleşmenin sessiz ama son derece ısrarcı tanıkları olarak kabul edilir; çünkü şamana göre gökyüzü susmaz, yalnızca acele eden kulaklara kendini kapatır ve sabırla bakanlara, zamanı aşan bir dilde mesajlar fısıldar. Şaman kozmolojisinde yıldızlı gök, katman katman yükselen bir bilinç alanıdır ve her yıldız, geçmişte yaşamış bir ruhun, tamamlanmamış bir kaderin ya da henüz doğmamış bir bilincin izi olarak algılanır; bu yüzden göğe bakmak, geleceği tahmin etmekten çok, evrenin hafızasına dokunmak anlamına gelir.
Özellikle Orta Asya ve Sibirya şaman geleneğinde yıldızlar, insan kaderinin birebir yazıldığı bir harita değil, yön gösteren işaret taşları gibidir; yolun nereye gittiğini söylerler ama o yolda nasıl yürüyeceğini insana bırakırlar ve bu özgürlük, şamanik anlayışta kutsal kabul edilir. Gökyüzünde belirli yıldızların parlaması ya da soluklaşması, şaman için yalnızca astronomik bir olay değil, topluluk üzerinde etkisi olacak ruhsal bir dalgalanmanın işareti olarak okunur; bereketli bir dönem, yaklaşan bir sınav, kolektif bir korku ya da bastırılmış bir gerçeğin yüzeye çıkma zamanı, yıldızların dizilişinde kendini belli eder. Şaman, yıldızlara bakarken hesap yapmaz; sezgiyi, bedeni ve ruhu aynı anda devreye sokarak göğün titreşimini okur ve özellikle uzun kış gecelerinde, ateşin başında yapılan yıldız gözlemleri sırasında alınan mesajların daha saf olduğuna inanılır, çünkü karanlık uzadıkça bilinç savunmalarını yitirir.
Kutup Yıldızı, şamanik düşüncede sabitlik ve yönün sembolüdür; yer değiştiren dünyaya rağmen değişmeyen bir merkez fikrini temsil eder ve bu yüzden yolculuğa çıkan şamanlar, hem fiziksel hem ruhsal seferlerde bu yıldızı bir tür iç pusula olarak kabul ederler. Samanyolu ise şamanizmde “ruh yolu” olarak görülür; ölülerin, doğmamışların ve rüya aleminde dolaşan bilinçlerin kullandığı görünmez bir geçit sayılır ve bu yüzden rüya görmenin yoğunlaştığı dönemlerde Samanyolu’nun daha parlak algılandığı söylenir, çünkü insan zihni bu kozmik yolu fark etmeye daha açıktır.
Yıldız kaymaları, modern bakışta romantik dilek anlarıyla anılsa da şaman için uyarıcıdır; bir ruhun yer değiştirdiğini, bir döngünün kapandığını ya da dikkat edilmezse kaçırılacak bir mesajın hızla geçip gittiğini anlatır ve bu yüzden şamanlar yıldız kaydığında dilek tutmaz, dinler. Şamanizmde yıldızların en önemli mesajlarından biri de zamanla ilgilidir; çünkü gökyüzü, doğrusal bir takvim değil, döngüsel bir saat gibi işler ve yıldızların belli aralıklarla aynı noktalara dönmesi, insan hayatındaki tekrar eden dersleri hatırlatır, kaçılan konuların başka bir kılıkla yeniden geleceğini fısıldar.. Bu anlayışta göğe bakmak, kaderi teslim almak değil, sorumluluk üstlenmektir.