Palyaçoların burnunun kırmızı olmasının tek bir nedeni yoktur ama bu tercih, zamanla üst üste binmiş birkaç anlamın birleşiminden doğmuştur, en temelinde kırmızı burun uzaktan bile hemen fark edilen, yüzün tam ortasında gözü yakalayan güçlü bir odak noktası yarattığı için mimikleri abartır, yüz ifadesini daha okunur ve daha çocukça hale getirir, bu da palyaçonun duygularını saklamayan, her şeyi açıkta yaşayan, biraz sakar ama iyi niyetli karakterini tek bakışta anlatır.
Bunun yanında kırmızı renk kültürel olarak utanç, heyecan, sakarlık ve aşırı duygu halleriyle ilişkilidir. Bir insan çok güldüğünde, çok ağladığında ya da rezil olduğunu düşündüğünde burnunun kızarması fikri, palyaçonun sürekli tökezleyen ve her şeye fazla tepki veren doğasına görsel bir metafor olur, yani o burun ben zaten biraz fazla yaşıyorum diyen sessiz bir işaret gibidir.
Tarihi açıdan bakıldığında ise modern palyaço imgesinin kökleri olan sirk ve vodvil geleneğinde, kırmızı burun hem makyajın en sade ve ucuz ama en etkili parçası olmuş, hem de alkolik, dışlanmış ya da toplumun kenarında kalmış karakterleri hicveden eski tiplemelerden izler taşımıştır, zamanla bu karanlık gönderme silinmiş, geriye masum, oyuncak gibi, dokunulabilir bir sembol kalmıştır.
Palyaçonun kırmızı burnu sadece komik olsun diye değil, duyguları büyüten, karakteri tek bakışta anlatan, izleyiciyle mesafeyi azaltan ve özellikle çocukların gözünde korkutucu değil tanıdık bir figür yaratan bilinçli bir semboldür. Bu yüzden küçücük bir detay olmasına rağmen palyaço kimliğinin en vazgeçilmez parçası haline gelmiştir.