Mikrometeoroid, uzay boşluğunda dolaşan ve çoğu zaman bir kum tanesinden hatta insan saç telinin kalınlığından bile daha küçük olan son derece minik kaya ya da metal parçacıklarına verilen addır. Bu parçacıklar genellikle eski kuyruklu yıldızlardan kopmuş kalıntılardan, asteroit çarpışmalarından ya da gezegen oluşum süreçlerinden arta kalan maddelerden oluşur ve kütleleri çok küçük olmasına rağmen saniyede onlarca kilometreye varan inanılmaz hızları nedeniyle çarpma anında ciddi fiziksel etkilere yol açabilir.
Dünya atmosferine giren mikrometeoroidlerin büyük bölümü sürtünme nedeniyle tamamen yanarak yok olur ve bu yüzden yeryüzüne ulaşmaz, ancak atmosferin koruyucu etkisinin bulunmadığı uzay ortamında bu parçacıklar özellikle uydular, uzay istasyonları ve uzay araçları için görünmez ama sürekli bir tehdit oluşturur. Örneğin bir mikrometeoroid, sahip olduğu yüksek hız sayesinde metal yüzeylerde mikroskobik kraterler açabilir, güneş panellerine zarar verebilir ya da hassas sensörlerin işlevini bozabilir.
Bu nedenle modern uzay mühendisliğinde mikrometeoroidlere karşı özel koruma sistemleri geliştirilmiştir ve çok katmanlı zırhlar, darbe enerjisini dağıtan yapılar ile risk hesaplamaları bu tehdidi yönetmek için kullanılır. Kısacası mikrometeoroidler boyut olarak neredeyse önemsiz görünseler de hızları ve süreklilikleri nedeniyle uzayda insan yapımı her nesnenin dikkate almak zorunda olduğu temel kozmik gerçeklerden biridir.