İyiyim Demekle Sağlıklı Olmak Arasındaki Mesafe [ 28 Aralık 2025 ]


İyiyim Demekle Sağlıklı Olmak Arasındaki Mesafe

Çoğu zaman fark edilenden çok daha uzundur, çünkü iyiyim kelimesi genellikle bir durum tespiti değil, bir savunma mekanizması, bir geçiş cümlesi ya da daha fazla açıklama yapmamak için kullanılan pratik bir kaçış yolu olarak hayatımıza yerleşmiştir.

Günlük hayatta “nasılsın?” sorusu çoğu zaman gerçek bir merakla değil, sosyal bir refleksle sorulur ve buna verilen “iyiyim” cevabı da aynı yüzeysellikte dolaşıma girer. Oysa beden, zihin ve ruh düzeyinde sağlık, bu kadar hızlı ve kolay tanımlanabilecek bir hal değildir. Çünkü insan kendini iyi hissedebilir ama aynı anda yorgun, bastırılmış, ihmal edilmiş ya da uzun vadede sorun biriktiren bir bedenin içinde yaşıyor olabilir.

Sağlıklı olmak, sadece ağrının olmaması ya da günlük işleri aksatacak bir rahatsızlığın yaşanmaması anlamına gelmez; sağlıklı olmak, bedenin verdiği küçük sinyallerin fark edilmesi, zihnin sürekli alarm halinde olmaması, uykunun gerçekten dinlendirici olması ve duyguların bastırılmadan akabilmesiyle ilgili bütüncül bir durumdur, ancak modern yaşam tam da bu bütünlüğü parçalayan bir düzen üzerine kuruludur.

İnsan çoğu zaman hasta olmamayı sağlıklı olmak sanır, başı ağrımıyorsa, ateşi yoksa, işe gidebiliyorsa kendini “iyi” kabul eder, oysa kronik yorgunluk, sürekli huzursuzluk, sabah uyanırken isteksizlik, bedende dolaşan belirsiz ağrılar ve zihinsel bulanıklık gibi belirtiler, sağlıkla aradaki mesafenin sessiz işaretleridir ve genellikle ciddiye alınmaz.

Bu mesafenin büyümesinin en önemli nedenlerinden biri, “dayanmak” ile “iyi olmak” arasındaki farkın unutulmasıdır; birçok insan aslında iyi değildir ama alışmıştır, tolere etmeyi öğrenmiştir, kendini zorlamayı normalleştirmiştir ve bu hali sağlık sanarak sürdürür, ta ki beden daha yüksek sesle konuşmak zorunda kalana kadar.

İyiyim demek çoğu zaman bir durumu kapatma cümlesidir; konuşmayı bitirir, soruları durdurur, hatta kişinin kendisini de ikna etmesine yarar, ancak sağlık tam tersine, konuşmayı açan, sorular sorduran ve yavaşlamayı gerektiren bir halidir, çünkü bedenin dili aceleyle değil, dikkatle anlaşılır.

Bu yüzden sağlıklı olmak, her şey yolundaymış gibi devam etmek değil; yolunda gitmeyenleri fark edebilmek, kendine dürüst sorular sorabilmek ve “idare ediyorum” ile “iyi hissediyorum” arasındaki farkı ayırt edebilmektir; gerçek sağlık, çoğu zaman ancak bu mesafeyi fark ettiğimizde mümkün olur.

Kısacası “iyiyim” demek bir cümledir, sağlıklı olmak ise bir süreçtir; biri anlık bir savunma, diğeri sürekli bir ilişki hâlidir ve aralarındaki mesafe kapatılmadıkça, insan kendini iyi sanarak aslında iyi olmayan bir hayatı taşımaya devam eder.