Anadolu’nun kadim uygarlıklarından biri olan Phrygia’nın siyasal, kültürel ve dinsel yapısına ışık tutabilecek nitelikte son derece önemli bir arkeolojik keşif, Türkiye’nin kuzeybatısında yer alan Bozüyük ve çevresinde yürütülen yüzey araştırmaları ve kazı çalışmaları sırasında ortaya çıkarılmış, MÖ 8. yüzyıla tarihlenmesi muhtemel büyük bir tümülüs mezar, gerek mimari özellikleri gerekse konumlandığı coğrafi bağlam itibarıyla, Phrygia kraliyet ailesiyle ve özellikle efsanevi Kral Midas dönemiyle ilişkilendirilmeye başlanmıştır. Söz konusu anıt mezar, yalnızca boyutlarıyla değil, aynı zamanda çevresinde tespit edilen taş dizileri, mezar odasına ulaşımı sağlayan olası dromos yapısı ve kullanılan yapı malzemelerinin niteliğiyle, sıradan bir soylu gömüsünden çok daha fazlasına işaret etmekte; Phryg toplumunda siyasi otoritenin, kutsallıkla ve ölü kültüyle nasıl iç içe geçtiğini gösteren sembolik bir merkez olarak değerlendirilmektedir.
Uzman arkeologların ön değerlendirmelerine göre, Bozüyük’teki bu tümülüsün, Gordion’daki ünlü Midas Tümülüsü ile benzerlikler taşıması, Phrygia Krallığı’nın merkezi yapısının yalnızca tek bir başkentle sınırlı kalmadığını, aksine bölgesel güç merkezleri ve hanedan mensuplarına ait kutsal alanların Anadolu’nun farklı noktalarına yayıldığını düşündürmekte; bu durum, Phryglerin siyasi organizasyonunun sanılandan çok daha karmaşık ve çok katmanlı olabileceğine dair yeni bir bakış açısı sunmaktadır. Mezar alanında ele geçirilen seramik parçaları, bronz objeler ve olası sunu kapları, yalnızca kronolojik tarihlendirme açısından değil, aynı zamanda ölen kişinin toplumsal statüsünü ve ölüm sonrası inanç sistemini anlamak açısından da büyük önem taşımakta; özellikle hayvan figürlü bezemeler ve geometrik motifler, Phrygia sanatının karakteristik özelliklerini yansıtarak, bu mezarın sıradan bir defin alanı değil, ritüel anlamı yüksek bir anıt olarak tasarlandığını ortaya koymaktadır.
Bu keşif, Kral Midas’ın tarihsel kişiliği ile efsanevi anlatılar arasındaki sınırın yeniden tartışılmasına da zemin hazırlamakta; çünkü antik kaynaklarda büyük serveti, tanrılarla ilişkisi ve trajik sonuyla anlatılan Midas figürü, bu tür anıtsal mezar yapıları aracılığıyla, mitolojinin ötesinde somut bir tarihsel bağlama yerleştirilebilmekte, böylece Phrygia Krallığı’nın siyasi gücü ve kültürel zenginliği arkeolojik verilerle desteklenmektedir. Sonuç olarak, Bozüyük’te ortaya çıkarılan ve Phrygia krallarına ait olabileceği düşünülen bu anıt mezar, yalnızca bölgesel bir arkeolojik buluntu olmanın ötesine geçerek, Anadolu’nun Demir Çağı’ndaki siyasal yapılanmasını, krallık ideolojisini ve ölüm ritüellerini anlamamız açısından son derece kritik bir dönüm noktası oluşturmakta; ilerleyen kazı sezonlarında elde edilecek yeni bulgularla birlikte, Phrygia uygarlığının tarih sahnesindeki yeri ve etkisi çok daha net bir biçimde ortaya konulabilecek potansiyele sahip görünmektedir.
Kaynak:www.livescience.com