Ulaşılamayana Çabalamak [ 22 Ocak 2026 ]


Ulaşılamayana Çabalamak

İnsanın kendine bile itiraf edemediği bir alışkanlık gibi başlar, en başta belki diye düşünürsün, sonra o belki günlerce aklında dolaşır, gerçekleşmeyeceğini bildiğin halde zihninden atamazsın, çünkü vazgeçmek çabalamaktan daha ağır gelir ve insan bazen kaybetmeyi değil, denememiş olmayı kaldıramaz.

Her adımda içinden bir ses, boşuna der ama aynı anda başka bir ses, ya değilse diye fısıldar, işte bu iki ses arasında sıkışıp kalırsın, ne tamamen umutsuz olabilirsin ne de gerçekten umutlu, çünkü ulaşılamayan şey tam da bu aralıkta yaşar ve seni orada tutar. Yorulduğunu hissedersin ama durmazsın, çünkü durursan her şeyin anlamsızlaşacağından korkarsın, çabanın kendisi bir amaç olur, sonuçtan bağımsız bir tutunma haline gelir ve insan bazen bir şey olsun diye değil, tamamen dağılmamak için uğraşır.

Ulaşamayacağını bilerek çabalamak insanı kandırmaz, aksine onu çıplak bırakır, çünkü herkes erişebildiğine uzanır ama bazıları, sırf içindeki boşluk sessiz kalmasın diye, bilerek ve isteyerek imkansızın peşinden gider.