Bazı İnsanlar Sevmekten Değil; Mücadele Etmekten Kaçar [ 21 Mayıs 2026 ]


Bazı İnsanlar Sevmekten Değil; Mücadele Etmekten Kaçar

Bazı insanlar  sevgiyi isterler ama sevginin beraberinde getirdiği yakınlıktan korkarlar birinin gerçekten yanında kalmasının, onların yıllardır duvar ördüğü yalnızlık düzenini bozacağını hissederler ve bu yüzden ilişki zorlaşmaya başladığında çözüm aramak yerine bahaneye sığınırlar, çünkü çok yoğun dönemden geçiyorum, şartlar uygun değil, şimdi mücadele edecek gücüm yok gibi cümleler çoğu zaman sadece dışarıya söylenen sözler değildir aynı zamanda kendi korkularını mantıklı göstermeye çalışan iç sesleridir.

Kaçıngan sevgiye sahip insanlar genelde problemi çözmeye değil, problemden uzaklaşmaya odaklanırlar çünkü mücadele etmek emek ister, açıklık ister, sorumluluk ister, bazen gururu yutmayı, bazen haklı olmayı bırakıp birlikte kalmayı seçmeyi gerektirir ama onlar için yakınlık arttıkça görünmez bir alarm çalmaya başlar ve o alarm, sevdiği insanın elini tutup beraber çözeriz demek yerine geri çekilmeyi daha güvenli hissettirir. Oysa sevgi tam da en zor yerde belli olur her şey kolayken değil, iki insan aynı karanlığın içine bakıp yine de birbirine sırtını dönmediğinde gerçek olur.

Kaçıngan insanlar çoğu zaman ilişkiyi kaybettikleri an üzülürler ama asıl ağır pişmanlık yıllar sonra gelir çünkü zaman geçtikçe insan bazı şeyleri unutmaz, sadece sessizleştirir ve bir gece hiç beklemediği anda, kalabalığın içinde ya da sessiz bir odada, geçmişte yanında kalmak isteyen o insanı hatırlar. İşte o zaman zihnin içinde çok geç kalmış sorular dolaşmaya başlar: Biraz daha mücadele etsem ne olurdu, Kaçmak yerine konuşsaydım, Sürekli zorluklara odaklanmak yerine bir kez olsun çözüm olmayı deneseydim. Çünkü insanın içinde en çok yankı yapan şey yaşadığı acılar değil yaşayabilecekken kendi korkuları yüzünden yarım bıraktığı ihtimallerdir.

Bir süre sonra fark ederler ki aslında onları yoran şey ilişki değilmiş yakınlık karşısında sürekli savunmada yaşamakmış. Sürekli kaçmak, sürekli geri çekilmek, sürekli duyguları mantığa boğmaya çalışmak insanı güçlü yapmaz sadece zamanla yalnızlaştırır. Ve yıllar ilerledikçe, herkes kendi hayatına karışıp bazı kapılar sonsuza kadar kapandığında, geçmişte küçümsedikleri o birlikte mücadele etme ihtimali gözlerinde büyümeye başlar. Çünkü bazı insanlar sevgi kaybedince değil, o sevgiyi korumak için hiç savaşmadığını fark edince parçalanır.

En ağır pişmanlık da budur zaten; bir insanın seni gerçekten bırakmadığını, senin korkuların yüzünden onun ellerini bıraktığını yıllar sonra anlamak ve artık geri dönüp aynı yere ulaşamayacağını bilmek. Çünkü bazı insanlar giderken aslında gitmek istemez sadece karşısındaki kişinin bir kez olsun kalmak için savaşacağını görmek ister. Ama kaçıngan sevgi, çoğu zaman kaybetmeden değerin ne olduğunu anlayamaz. Ve hayat bazen ikinci şansı değil yalnızca geç kalınmış fark edişleri bırakır.