Türkiye'nin en gizemli şehir efsanelerinden biri olarak anılan 129 No'lu Apartman hikayesi, yıllardır internet forumlarında, YouTube videolarında ve paranormal içeriklerde anlatılmaya devam ediyor. İlginç olan ise, olayın detaylarının anlatıcıdan anlatıcıya değişmesine rağmen, hikayenin merkezindeki karanlık atmosferin hiç değişmemesidir.
Anlatılan en yaygın versiyona göre olay, 2009 yılında meydana gelir. İddiaya göre üniversite öğrencisi iki genç kız, apartmanın en üst katındaki dairelerinde gece saatlerinde bir ayin gerçekleştirir. O gecenin ilerleyen saatlerinde apartmanda yaşayanlar, şiddetli bir sarsıntı hissettiklerini, camların kırıldığını ve eşyaların yerlerinden oynadığını söylerler. Fakat işin en ürkütücü kısmı, o geceye ait resmi deprem kayıtlarında herhangi bir sarsıntının bulunmamasıdır. İşte efsanenin doğduğu nokta da tam olarak burasıdır.
Zamanla hikayeye yeni detaylar eklenmeye başlanır. Bazı anlatımlara göre apartmana sonradan giren kişiler içeride açıklayamadıkları bir korku hissi yaşadıklarını, bazı odalarda tarif edilmesi zor kokular duyduklarını ve duvarlarda anlamını bilmedikleri semboller gördüklerini iddia ederler. İnternette çekilen bazı videolarda ise terk edilmiş olduğu söylenen binanın koridorlarında garip sesler duyulduğu veya kameraların anlık bozulmalar yaşadığı öne sürülmüştür. Ancak bu videoların büyük kısmı doğrulanabilir kanıtlar sunmaktan çok, şehir efsanesini besleyen anlatılar olarak değerlendirilmektedir.
Olayın en dikkat çekici yönlerinden biri ise, apartmanın yeri konusunda bile tam bir fikir birliğinin bulunmamasıdır. Bazı kaynaklar binanın Antalya'da olduğunu söylerken, bazı anlatılar olayın Ankara'nın Çankaya ilçesinde geçtiğini iddia etmektedir. Bu çelişki, birçok araştırmacı tarafından hikayenin zaman içinde farklı olayların birleşmesiyle oluşmuş bir şehir efsanesine dönüşmüş olabileceği şeklinde yorumlanmaktadır.
Daha da ilginci, bazı haberlerde olayın ardında doğaüstü bir durum değil, tamamen teknik ve mühendislik kaynaklı problemler bulunduğu öne sürülmektedir. İddialara göre binanın alt kısmında yaşanan su basması, yapısal hasarlar ve sonrasında ortaya çıkan titreşimler nedeniyle apartman zamanla boşaltılmış ve daha sonra yıkım kararı alınmıştır. Cam kırılmaları ve seslerin de bu süreçte meydana gelen yapısal sorunlardan kaynaklanmış olabileceği belirtilmektedir. Fakat şehir efsaneleri çoğu zaman gerçeklerden değil, insanların bilinmeyene yüklediği anlamlardan beslenir. Çünkü terk edilmiş bir apartman, gece sessizliği, yarım kalmış hikayeler ve açıklanamayan birkaç ayrıntı, insan zihninin boşlukları kendi korkularıyla doldurması için oldukça güçlü bir zemin oluşturur.
129 No'lu Apartman'ın gerçek sırrı, içinde yaşandığı söylenen olaylarda değil, insanların o bina hakkında anlatmayı sürdürdüğü hikayelerdedir. Çünkü bazı yerler yıkılsa bile, geride bıraktıkları söylentiler yaşamaya devam eder. Bazen en büyük gizem, gerçekten ne yaşandığı değil, insanların yıllardır neden hala o geceyi konuşmaya devam ettiğidir.