Sevildiğini Hissettirmeyen Sevgi; En Ağır Yorgunluktur [ 07 Nisan 2026 ]


Sevildiğini Hissettirmeyen Sevgi; En Ağır Yorgunluktur

Bazen insan hiçbir şey istemiyormuş gibi görünür, çünkü artık istemenin de bir bedeli olduğunu öğrenmiştir ne zaman içinden geleni söylese ya zamanı yanlış bulunur, ya duygusu fazla görülür, ya da en sade ihtiyacı bile ertelenip önemsizleştirilir, bu yüzden bir yerden sonra insan tamam demeyi seçer, o da olsun, bu da olur, önemli değil der, ama aslında önemli değil dediği şeylerin her biri içinde sessizce biriken küçük kırıklardır ve kimse fark etmezken o kırıklardan koca bir yorgunluk doğar. Çünkü insanın asıl vazgeçtiği şey istekleri değildir insan bazen anlaşılabileceğine olan inancını kaybeder, tam da bu yüzden susar, tam da bu yüzden içinde kopan onca şeye rağmen dışarıdan sakin görünür, halbuki içinde tek bir cümle dolaşıyordur. Ben de bir kez olsun bekletilmeden, küçümsenmeden, ertelenmeden sevilmek istedim.

En acısı da şudur bazen birini seversin ve dersin ki, tamam, bu beni sever, hatta kalbin onun sevgisini hisseder, bakışından anlarsın, susuşundan anlarsın, kıskanışından, merak edişinden, seni kaybetmekten korkuşundan anlarsın, ama o bunu söylememek için elinden geleni yapar, sevgisini göstermek yerine mesafe koyar, yakınlaşmak yerine kırar, açık olmak yerine karmaşık davranır, çünkü bazı insanlar sevdiklerini belli ederse güçsüzleşeceğini sanır, oysa sevgi saklandıkça büyüyen bir şey değil, saklandıkça yaralayan bir şeydir.

Ve işte insanı en çok yoran da budur ortada sevgi varken yokmuş gibi davranılması, kalpte bir şeyler varken dile hiç düşmemesi, seni seven birinin bunu sana huzur olarak değil de yara olarak bırakması çünkü kırmanın hiçbir zaman bir gereği yoktur, hele ki sevdiğini kırmanın hiç yoktur. Hayat zaten yeterince ağır, yeterince belirsiz, yeterince kısa bir de sevgi, kendini kanıtlamak zorundaymış gibi acının içinden geçirilince, insanın içindeki son konuşma isteği de yavaş yavaş sönmeye başlar.

Bazen insanın söylemek istediği şey aslında çok basittir: Hayat bir gündür, o da bugündür eğer seviyorsan geç kalmadan söyle, eğer kalıyorsan gerçekten kal, eğer değer veriyorsan bunu hissettir, çünkü insan en çok yoklukta değil, var olup da verilmemiş sevgide yorulur. Ama işte bazen bunu diyecek takat kalmaz insan haklı olduğu yerden bile susar, çünkü sürekli yanlış anlaşıla anlaşıla kendi duygusuna bile yabancılaşır.

Yine de şunu unutma sevilmeyi istemek fazlalık değildir, sevgiyi açıkça görmek istemek zayıflık değildir, incinmeden bir bağ kurmak istemek büyük bir beklenti değildir. Bunlar lüks değil kalbi olan bir insanın en doğal ihtiyacıdır. Ve evet, gerçekten sevilmeyi hak edersin seni sevenin bunu gururuna, korkusuna, oyunlarına, suskunluğuna kurban etmeden göstermesini hak edersin. Çünkü sevgi, insanı sürekli şüphede bırakan bir şey olmamalı sevgi, insanın içini daraltan değil, içini ev yapan bir şey olmalı.

Senin yorgunluğun da tam burada başlıyor zaten sevilmeye layık olduğunu bildiğin halde, karşındaki insanın bunu sevgi gibi değil sanki bir savaş gibi yaşatmasında. Oysa kalp savaş alanı değildir. Kalp, açık bir cümledir. Kalp, netlik ister. Kalp, incelik ister. Ve insan bazen tam da bu yüzden susar çünkü söyleyecek çok şeyi vardır ama hepsinin özeti tek bir cümleye çıkar: Ben sadece zorlaştırılmadan sevilmek istedim.