Bu sembol, ilk bakışta basit bir geometrik merkez gibi algılansa da, aslında hareketin ortasında duran bilinç, zamanın akmadığı ama her şeyin ondan geçtiği bir eşik fikrini temsil eder; çizgilerin dışa doğru açılmaması, sembolün yayılmak yerine içine doğru kapanan bir güç taşıdığını ima eder ve bu nedenle birçok ezoterik yorumda “eylemden önceki farkındalık” kavramıyla ilişkilendirilir. Kadim sembolizmde çoğu işaret dışa doğru bir etki yaratmayı, korumayı ya da çağırmayı amaçlarken, Sessiz Merkez, tam tersine, hiçbir şey çağırmayan, hiçbir şeyi itmeyen, yalnızca var olan bir noktayı işaret eder; bu yüzden bazı metinlerde “Tanrının konuşmadığı ama her şeyi duyduğu yer” olarak tanımlanır.
Bu sembolün en çarpıcı tarafı, zamanla kurduğu ilişkidir; çünkü merkezdeki boşluk, kronolojik akışın dışında kalır ve geçmiş ile geleceğin aynı anda algılandığı bir bilinç hâlini simgeler, bu da onu özellikle meditasyon, içsel kapanış ve zihinsel sıfırlama ritüellerinde kullanılan nadir işaretlerden biri haline getirir. Bazı okült yorumlarda, bu sembolün fazla uzun süre “aktif” tutulmasının, kişiyi dış dünyadan koparabileceği söylenir; çünkü Sessiz Merkez, cevap üretmez, yalnızca soruları susturur ve bu nedenle “bilgelik” kadar “yalıtım” da barındırır.
Modern sembol okumalarında ise bu işaret, bilgi çağının gürültüsüne karşı bir tür zihinsel sığınak, sürekli uyarılan bilinç için bir durma noktası olarak yorumlanır; yani güç burada hızda değil, durabilme yetisindedir.