Miras hukukunda en çok merak edilen konulardan biri, bir kişinin sahip olduğu malvarlığını tamamen istediği kişilere bırakıp bırakamayacağıdır. Pek çok kişi vasiyetname düzenleyerek veya sağlığında çeşitli tasarruflarda bulunarak mirasını dilediği gibi paylaşabileceğini düşünmektedir. Ancak Türk Medeni Kanunu bazı yakın mirasçıları korumak amacıyla saklı pay adı verilen bir güvence sistemi oluşturmuştur.
Saklı pay, kanunun belirli mirasçılara tanıdığı ve miras bırakanın tek taraflı tasarruflarıyla ortadan kaldıramayacağı miras payını ifade eder. Başka bir ifadeyle miras bırakan kişi, malvarlığının tamamını dilediği kişilere bırakamaz, kanunun koruduğu mirasçıların belirli oranlardaki haklarına dokunamaz.
Türk Medeni Kanunu'nun 505. maddesine göre; "Miras bırakan, tasarruf edebileceği kısmın sınırları içinde malvarlığı üzerinde ölüme bağlı tasarruflarda bulunabilir."
Bu hüküm, miras bırakanın tasarruf özgürlüğünün sınırsız olmadığını göstermektedir. Çünkü tasarruf edilebilecek kısmın dışında kalan bölüm, saklı paylı mirasçıların korunan haklarından oluşmaktadır.
Türk Medeni Kanunu'nun 506. maddesine göre saklı pay sahibi mirasçılar şunlardır; " Altsoy (çocuklar, torunlar), anne ve baba (belirli durumlarda), sağ kalan eş ." Maddedeki değişikliklerden önce kardeşler de belirli ölçüde saklı pay hakkına sahipken, günümüzde kardeşlerin saklı pay hakkı bulunmamaktadır.
Altsoy için saklı pay, yasal miras payının yarısıdır. Örneğin miras bırakanın iki çocuğu varsa ve her birinin yasal miras payı yüzde 50 ise, her çocuğun saklı payı yüzde 25 olacaktır. Miras bırakan bu oranlara dokunan tasarruflarda bulunduğunda, saklı payı ihlal edilen mirasçılar hukuki yollara başvurabilir. Sağ kalan eşin saklı payı ise birlikte mirasçı olduğu kişilere göre değişmektedir. Eşin bazı durumlarda yasal miras payının tamamı, bazı durumlarda ise dörtte üçü saklı pay olarak korunmaktadır.
Miras bırakanın saklı payları ihlal ederek yaptığı vasiyetname, bağış veya diğer kazandırmalar kendiliğinden geçersiz olmaz. Ancak saklı payı zedelenen mirasçılar tenkis davası açarak haklarının korunmasını talep edebilirler. Mahkeme, saklı payı aşan tasarrufları inceleyerek gerekli indirimi yapabilir. Uygulamada saklı pay çoğu zaman muris muvazaası, vasiyetnamenin iptali ve tenkis davalarıyla birlikte gündeme gelmektedir. Özellikle bir çocuğa tüm taşınmazların bırakılması, diğer mirasçıların tamamen dışlanması veya ölümden kısa süre önce yapılan yüksek değerli bağışlar sıkça uyuşmazlık konusu olmaktadır.
Saklı pay kurumu, miras bırakanın tasarruf özgürlüğü ile aile bireylerinin miras hakkı arasında denge kurmayı amaçlayan önemli bir hukuki mekanizmadır. Bu nedenle miras planlaması yapılırken yalnızca vasiyetnamenin varlığı değil, saklı paylı mirasçıların haklarının da dikkate alınması gerekmektedir.