Alman mühendis Nikolaus August Otto, modern otomobilin gelişimini mümkün kılan en önemli isimlerden biri olmasına rağmen Karl Benz veya Gottlieb Daimler kadar geniş kitlelerce tanınmaz. 19. yüzyılda buhar makinelerinin hâkim olduğu bir dönemde içten yanmalı motorlar üzerine çalışan Otto, 1876 yılında sıkıştırılmış yakıt-hava karışımını kullanan başarılı dört zamanlı motoru geliştirdi. Emme, sıkıştırma, yanma-güç ve egzoz aşamalarından oluşan bu çalışma prensibi daha sonra onun adıyla “Otto çevrimi” olarak anılmaya başladı. Otto içten yanmalı motoru ilk düşünen veya yapan kişi değildi; ancak geliştirdiği sistem, motorların daha verimli ve kullanışlı hâle gelmesinde büyük bir dönüm noktası oluşturdu.
Otto’nun geliştirdiği motor başlangıçta doğrudan modern otomobiller için tasarlanmamıştı fakat açtığı teknolojik yol kısa süre içerisinde ulaşım dünyasını değiştirdi. Gottlieb Daimler ve Wilhelm Maybach gibi mühendisler Otto’nun kurduğu şirkette çalıştı ve daha sonra daha küçük, yüksek hızlı motorlar geliştirerek bunların taşıtlarda kullanılmasına katkı sağladı; Karl Benz ise benzinli motorla çalışan otomobilini geliştirdi. Böylece Otto otomobili tek başına icat eden kişi olmadı ancak otomobil çağının temel teknolojilerinden birini geliştiren mühendislerden biri hâline geldi. Bugün milyonlarca benzinli otomobil motorunun temel çalışma prensibinde hâlâ dört zamanlı Otto çevriminin izleri bulunuyor; yani adı otomobil markalarının üzerinde yazmasa da geliştirdiği fikir, motorların içinde yaşamaya devam ediyor.