Ezoterik semboller arasında en rahatsız edici ve ağır anlam yüklerinden birine sahip olanlardan biri de Leviathan Haçı, yani simyadaki kükürt sembolünden türeyen işarettir. Bu sembol, yüzeyde yalnızca bir geometrik şekil gibi görünse de, altındaki çift çizgili haç ve sonsuzluk benzeri kıvrım birleştiğinde, ruh ile madde arasındaki kopuşu, dünyevi arzuların sınırsızlığını ve insanın kendi sınırlarını aşarak kontrolsüz bir güce yönelmesini temsil eder ve bu yüzden birçok ezoterik yorumda bağımlılık, hırs ve bitmeyen arzu döngüsü gibi kavramlarla ilişkilendirilir.
Bu sembolün korkutuculuğu, doğrudan bir tehditten çok daha derin bir şeye dayanır. Leviathan, mitolojik olarak kaosu ve kontrol edilemeyen gücü temsil ederken, sembolün altındaki sonsuzluk formu bu gücün bitmeyen doğasını vurgular, yani burada anlatılan şey dışsal bir kötülük değil, insanın içinde sınır tanımayan bir istek hali ve bu isteğin insanı yavaş yavaş kendi merkezinden uzaklaştırmasıdır. Bu yüzden ezoterik açıdan bu sembol, kayboluşun bir işareti olarak görülür ve insanın kendine rağmen ilerlediği bir yolun metaforu haline gelir.
Leviathan Haçı olarak bilinen sembolün kökeni, aslında sanıldığının aksine doğrudan şeytani ya da karanlık bir kültle başlamaz. Bu işaretin temelinde Orta Çağ simyasında kullanılan kükürt sembolü yer alır ve simyacılar için kükürt, yalnızca kimyasal bir madde değil, aynı zamanda insanın içindeki ateşi, tutkuyu ve dönüşüm potansiyelini temsil eden temel unsurlardan biridir. Bu sembol ilk ortaya çıktığında korkutucu bir işaret değil, aksine doğanın ve insanın dönüşüm süreçlerini anlamaya çalışan bir düşünce sisteminin parçasıydı.
Simya geleneğinde üç temel ilke vardır; cıva (ruh), tuz (beden) ve kükürt (enerji ya da ruhun ateşi) ve Leviathan Haçı’nın formu, işte bu kükürt ilkesinin görsel bir ifadesi olarak ortaya çıkar. Üstteki çift çizgili haç, maddi dünyayı ve onun katmanlarını simgelerken, alttaki sonsuzluk benzeri kıvrım, enerjinin sürekliliğini ve bitmeyen dönüşümü temsil eder. Sembol aslında ruhun madde içinde sürekli devinimi fikrini taşır ve bu yönüyle başlangıçta oldukça felsefi ve nötr bir anlam barındırır.
Ancak zamanla, özellikle modern okült akımlar ve 20. yüzyıldaki bazı ezoterik yorumlar bu sembolü farklı bir bağlama yerleştirmiştir. Leviathan adı, Eski Ahit’te geçen kaotik ve devasa bir deniz yaratığına gönderme yapar ve bu isim sembolle birleştiğinde, artık yalnızca dönüşüm değil, kontrolsüz güç, kaos ve sınır tanımayan arzu gibi daha karanlık kavramlarla ilişkilendirilmeye başlanır. Bu yüzden günümüzde Leviathan Haçı hem simyasal kökeni olan derin bir sembol hem de modern yorumlarla sınırsızlık ve içsel karanlık temalarının bir temsili olarak iki farklı anlam katmanını aynı anda taşır.