Türkiye’de krematoryum (yakma yoluyla cenaze işlemi) konusu hem hukuki hem kültürel hem de dini boyutları olan bir mesele olduğu için durum daha nüanslıdır ve pratikte uygulanabilirliği oldukça düşüktür.
Türkiye’de açıkça, yakma yasaktır, diyen net bir kanun maddesi bulunmaz ancak mevcut Cenaze Hizmetleri ve Umumi Hıfzıssıhha mevzuatı cenazelerin defin (toprağa gömme) esasına göre düzenlenmiştir ve uygulama tamamen bu sistem üzerine kuruludur. Belediyelerin cenaze hizmetleri altyapısı, mezarlık yönetmelikleri ve dini hizmet organizasyonu gömme usulüne göre yapılandırılmıştır. Bu nedenle fiilen krematoryum bulunmamaktadır ve pratikte uygulanabilir bir sistem yoktur. Yani hukuki boşluk gibi görünen alan, idari düzenlemeler ve yerel yönetim uygulamaları nedeniyle fiili engel oluşturur.
Türkiye nüfusunun büyük çoğunluğu Müslüman olduğu için İslam hukukunda cenazenin yakılması uygun görülmez. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu konudaki görüşü nettir; cenazenin yakılması dinen caiz değildir, bedenin toprağa verilmesi esastır. Bu dini yaklaşım, toplumun genel tercihlerini ve siyasal iradeyi doğrudan etkileyen bir faktördür. Bu yüzden yasal düzenleme yapılsa bile geniş toplumsal kabul gerektirir.
Her şeyden bağımsız yasal bir engel olarak da karşımıza çıkmaktadır. Mezarlıklar Kanunu gömülme sistemine göre düzenlenmiştir. Belediyelerde yakma tesisi ruhsatlandırma altyapısı yoktur. Çevre ve emisyon mevzuatı açısından ayrı düzenleme gerekir. Dini hassasiyet nedeniyle siyasi irade oluşmamıştır. Dolayısıyla teknik olarak tamamen yasak demek doğru olmasa da, mevcut mevzuat ve uygulama düzeni krematoryuma izin vermemektedir.
Eğer Türkiye’de krematoryum kurulsa ne olabilirdi? Büyük şehirlerde seküler kesimde belirli bir talep oluşabilirdi, mezarlık alanı sıkıntısı yaşayan metropollerde alternatif olarak gündeme gelebilirdi ancak toplum genelinde yaygınlaşması kısa vadede zor görünürdü. Özellikle İstanbul gibi mezarlık alanı baskısı yaşayan şehirlerde uzun vadede tartışma konusu olabilir fakat kültürel direnç güçlüdür.
Peki Dünyada durum nedir? Avrupa ülkelerinde ve ABD’de kremasyon oranı %50’nin üzerindedir. Japonya’da ise %90’dan fazladır. Bu tercih genellikle, alan tasarrufu, maliyet, sekülerleşme, çevresel düzenlemeler gibi nedenlerle artmıştır.
Türkiye’de şu an için yasal bir altyapı yoktur, dini bir kabul yoktur, toplumsal talep sınırlıdır ve siyasi bir gündem değildir. Ancak şehirleşme, nüfus artışı ve mezarlık alanlarının azalması gibi faktörler uzun vadede konuyu yeniden gündeme taşıyabilir.