Kıraç’ın, Bozkırdaki Ağaç şarkısı, yalnızca bir aşk ya da ayrılık şarkısı değildir. İnsanın içindeki eksiklik hissini, ulaşamadığı şeyi bekleme halini ve ruhsal susuzluğu anlatan çok güçlü bir metafordur. Şarkının sözleri aslında şair Yılmaz Aybar’a ait bir şiirden uyarlanmıştır. Bu yüzden klasik rock şarkılarından daha şiirsel bir dile sahiptir. Şarkı, Kıraç’ın ilk dönemindeki en derin işlerinden biri olarak görülür.
Şarkı genel olarak, uzakta olan ama hayatta kalmak için ihtiyaç duyulan şey fikri üzerine kuruludur. Buradaki ağaç, kuraklığın ortasında tek başına kalmış bir insanı temsil ederken, su ise umut, sevgi, anlayış ya da insanın ruhunu yeniden canlandıracak herhangi bir şeyi temsil eder. Şarkının en vurucu tarafı, ağacın sadece susuz olması değil, sesini duyuramıyor olmasıdır. Çünkü şarkıda geçen; nice kuşlar uçurdum, dönmediler geriye kısmı, insanın yıllarca anlaşılmaya çalışmasını ama hiçbir karşılık alamamasını anlatır.
Ben bozkırdaki ağaç, sen uzakta akan su, cümlesi aslında tek başına bütün şarkının özeti gibidir. Burada sevilen kişi ya da umut tamamen vardır ama erişilemez bir yerdedir. Bu yüzden şarkı, klasik bir kavuşamama hikayesinden daha ağır bir duygu taşır. Çünkü mesele yalnızca özlemek değildir. Yaşamak için gerekli olan şeye ulaşamamaktır. Ağaç nasıl su olmadan kurursa, insan da bazen sevgi, anlam ya da aidiyet olmadan içten içe kurumaya başlar.
Şarkının verdiği duygu sessiz bir çöküştür. Kıraç’ın sert ama kırılgan vokali, şarkıyı bir isyan ile teslimiyet arasında bırakır. Özellikle vokalin zaman zaman haykırmaya yaklaşması, bozkırın ortasında sesini kimsenin duymadığı bir insan hissi yaratır. Bu yüzden şarkıyı dinleyen birçok kişi, onu sadece romantik değil, varoluşsal bir yalnızlık şarkısı olarak görür.
Şarkı, Kıraç’ın ilk dönem ruhunu taşıyan eserlerden biridir. Kaynaklarda ilk albüm döneminin önemli parçalarından biri olarak anılır. Daha sonra Deli Düş/Yeniden Deli Düş dönemlerinde de yeniden gündeme gelmiştir.
Bozkırdaki Ağaç, modern insanın hikayesidir. Kalabalığın içinde duran ama içten içe kuruyan insanların sessiz ve modern hikayesidir. Herkesin konuştuğu ama kimsenin gerçekten duymadığı bir dünyada, uzaktaki suya bakıp yaşamaya çalışanların şarkısıdır.