Karma çoğu zaman mistik bir hesap defteri gibi anlatılır oysa onu bir ceza sistemi olarak görmek meseleyi daraltır, çünkü karma aslında neden ile sonuç arasındaki görünmez matematiğin, bilinçle örülmüş halidir ve her düşünceyi, her niyeti ve her davranışı evrensel bir denklemin içine yerleştirir. Eğer bir formül yazacak olsaydık, bu denklem yalnızca yaptım ve karşılığını aldım kadar basit olmazdı niyet çarpanı, bilinç katsayısı ve zaman faktörü gibi görünmeyen değişkenler devreye girerdi. Aynı eylem iki farklı insan için aynı sonucu üretmez, çünkü denklemin içine kişinin farkındalık seviyesi, iç motivasyonu ve hatta öğrenmesi gereken dersler eklenir karma bu yüzden lineer değil, katmanlıdır.
Karmanın en temel prensibi şudur: Enerji yönsüz kalmaz. Söylenen bir söz, yapılan bir iyilik ya da bilinçli bir zarar, evrende titreşimsel bir iz bırakır ve bu iz, zamanın içinde dolaşarak bir karşılık üretir fakat bu karşılık her zaman birebir aynılık taşımaz, bazen gecikir, bazen farklı bir formda geri döner bazen de insanın hayatında bir kırılma anı olarak ortaya çıkar. Bu yüzden karma, sabırsız zihinlerin değil, derin bakabilenlerin anlayabileceği bir sistemdir. Karmayı bir terazinin iki kefesi gibi düşünmek mümkündür fakat o terazi dışarıda değil, insanın kendi içindedir suçluluk, huzur, pişmanlık ya da içsel dinginlik, denklemin ilk sonuçlarıdır. Kişi bilinçli bir kötülük yaptığında evren onu cezalandırmadan önce vicdanı onu sıkıştırır bilinçli bir iyilik yaptığında ise dış ödülden önce iç huzur belirir. İşte karma, dış dünyaya yansımadan önce iç dünyada çalışmaya başlar.
Zaman faktörü karmanın en şaşırtıcı değişkenidir bazı sonuçlar anında gelirken bazıları yıllar sonra, hatta nesiller boyu süren etkiler halinde ortaya çıkabilir. Bu nedenle karma yalnızca bireysel değil, kolektif bir boyut da taşır toplumların yaşadığı kırılmalar, savaşlar ya da dönüşümler de biriktirilmiş ortak enerjilerin yansıması olarak yorumlanabilir. Karmanın denklemi aslında basit bir öz farkındalık çağrısıdır: Düşünce + Niyet + Eylem = Yaşantı. Bu üçlü uyumlu olduğunda kişi hayatında daha net, daha berrak sonuçlar görür çelişkili olduğunda ise karmaşık deneyimlerle karşılaşır. Evren hesap sormaz, sadece yansıtır insan neyi yayıyorsa, dönüp dolaşıp onunla yüzleşir.
Sonuç olarak karmanın denklemi bir korku sistemi değil, bir bilinç sistemidir insanı daha dikkatli düşünmeye, daha saf niyet taşımaya ve daha sorumlu davranmaya davet eder. Çünkü her seçim bilinçli olarak enerji emer ben değil o istedi ben zaten böyle olsun istemedim, gibi düşünceler ve hareketler titreşim üretir ve o titreşim, görünmeyen bir matematiğin içinde yerini alır. Evren sessizdir ama hafızası güçlüdür karma ise o hafızanın işleyiş biçimidir.