Kara Kedi; Hiç Tanışmadığın Ama Tanıdığın İnsan [ 25 Nisan 2026 ]


Kara Kedi; Hiç Tanışmadığın Ama Tanıdığın İnsan

Bazı karşılaşmalar vardır ki zamanın düz çizgisel akışını bozar, sanki hayatın kronolojisi bir anlığına çözülür ve geçmiş ile şimdi birbirine karışır işte o an, hiç tanımadığın birine bakarken içinde açıklayamadığın bir yakınlık hissi doğar, kelimelere dökemediğin ama tüm bedeninde dolaşan bir tanıdıklık, sanki onunla bir yerlerde, bir zamanda, bir şekilde zaten karşılaşmışsın gibi bir his… ama ne zaman, ne nerede, ne de nasıl hatırlarsın

Geceydi… şehir yine suskun, sokak lambaları yağmurdan ıslanmış asfaltın üzerinde titrek bir ışık bırakıyordu ve Kara Kedi, her zamanki gibi sessizliğin içinden yürüyordu adımları duyulmuyordu ama varlığı hissediliyordu, çünkü bazı varlıklar sesle değil, içindeki boşlukla fark edilir, tıpkı o gece karşılaştığı kişi gibi. Bir köşeyi döndüğünde onu gördü. Hiç tanımıyordu… ama tanıyordu. Bu çelişki, zihnin kabul edemediği ama kalbin reddedemediği bir gerçek gibiydi yüzüne baktığında yabancıydı, ama bakışları tanıdıktı, sanki daha önce aynı gözlerin içinde kaybolmuş, aynı sessizliği paylaşmış, aynı cümleleri kurmadan anlaşmış gibiydi, ve en garibi de şuydu bu tanıdıklık huzur vermiyordu, aksine derin bir huzursuzluk yayıyordu içine, çünkü insan bazen en çok bilmesi gereken şeyi hatırlayamadığında korkar. Adam da onu görmüştü. Ama o da aynı şekilde bakıyordu… tanımıyormuş gibi değil, hatırlamaya çalışıyormuş gibi. İki yabancı… ama iki eksik parça gibi.

Aralarında hiçbir kelime geçmedi, çünkü bazı karşılaşmalar konuşulmaz, sadece hissedilir ve o his, zamanla değil, bir anda oluşur saniyeler içinde bir bağ kurulur ama o bağın kökü, o anın çok öncesine uzanıyormuş gibi gelir. Kara Kedi bir adım attı… adam durdu. Adam bir adım attı… Kara Kedi durdu. Sanki biri yaklaşırsa diğeri kaybolacakmış gibi, sanki bu karşılaşmanın bir dengesi varmış ve o denge bozulursa her şey yok olacakmış gibi Ve tam o an… Kara Kedi’nin zihninde bir kırılma oldu. Bir anlık görüntü. Aynı sokak… ama farklı bir zaman. farklı bir hayat hikayesi. Aynı adam… ama farklı bir yüz ifadesi. Ve kendisi… oradaydı.

Ama bu gece değildi. Bu bir anı mıydı… yoksa hiç yaşanmamış bir ihtimal mi. İnsan zihni bazen yaşamadığı şeyleri de hatırlayabilir, çünkü hatıralar sadece yaşanmış olanlardan değil, yaşanabilecek olanlardan da beslenir ve belki de o gece, Kara Kedi bir insanla değil, kendi kaçırdığı bir hayat ihtimaliyle karşılaşmıştı. Adamın gözleri bir şey söylemek istiyordu… ama söyleyemiyordu. Kara Kedinin içinden bir cümle geçti… ama dudaklarına ulaşamadı. Çünkü bazı insanlar hayatına girmek için değil, sana bir şeyi hatırlatmak için gelir ve o hatırlatma, çoğu zaman bir cevaptan çok bir soru bırakır geride. Rüzgar hafifçe esti… ışık titredi… ve o an bozuldu. Adam yürüdü. Kara Kedi kaldı. Ama mesele gitmesi değildi. Mesele, neden bu kadar tanıdık geldiğiydi. Çünkü bazı insanlar… hayatına ilk kez girmez. Sadece… gecikmiş bir karşılaşmayı tamamlar.