Kaçıngan bağlanmam var cümlesi modern ilişkilerin en steril kaçış cümlelerinden biri haline geldi çünkü bu ifade ilk duyulduğunda psikolojik bir derinlik, bir farkındalık ve hatta bir savunmasızlık izlenimi yaratır, fakat çoğu zaman bu cümlenin arkasında gerçek bir içsel çatışmadan ziyade duygusal sorumluluk almaktan kaçınma eğilimi gizlenebilir. Bağlanma kuramı, insanın erken çocukluk döneminde bakım verenle kurduğu ilişkinin yetişkinlikteki duygusal bağlanma biçimini etkilediğini söyler ve gerçekten kaçıngan bağlanma stiline sahip bireyler, yakınlık arttıkça bilinçaltında bir alarm sistemi devreye giren, duygusal yoğunluk karşısında geri çekilme refleksi gösteren ve bağımsızlıklarını tehdit altında hissettiklerinde mesafe koyma eğilimi taşıyan kişilerdir yani bu durum bir tercih değil, öğrenilmiş bir savunma düzenidir.
Gerçek kaçıngan bağlanma yapısında kişi çoğu zaman çelişki yaşar bir yandan bağ kurmak ister, sevilmek ister, hatta derin bir yakınlık özlemi taşır, diğer yandan tam o yakınlık oluşmaya başladığında içsel bir sıkışma hissi ortaya çıkar ve geri çekilme davranışı neredeyse otomatikleşir çünkü zihinsel kayıt defterinde yakınlık potansiyel bir kayıp, kontrol kaybı ya da duygusal tehdit olarak kodlanmıştır. Fakat günümüzde bu kavramın popülerleşmesiyle birlikte, kaçıngan bağlanmam var ifadesi bazen basit bir ilgisizliği, kararsızlığı ya da seçenekleri açık tutma arzusunu psikolojik bir çerçeveye yerleştirmenin kolay yolu haline gelmiştir çünkü bir davranışı bir kuramın içine koymak, onu sorgulanamaz gibi gösterme avantajı sağlar.
Gerçek kaçıngan bağlanan birey, mesafe koyduğunda çoğu zaman rahatlamakla birlikte bir suçluluk ya da eksiklik hissi de yaşar iç dünyasında neden böyleyim sorusu dolaşır ve çoğu zaman bu durumdan memnun değildir, çünkü bağ kuramamak insanın doğasına ters bir yalnızlık üretir. Ancak sadece mesajlara geç cevap vermek, netlikten kaçmak, ciddi adımlar atmak istememek ya da duygusal yatırım yapmamak tek başına kaçıngan bağlanma değildir bunlar bazen yalnızca ilgisizliktir ve ilgisizlik psikolojik bir stil değil, basit bir tercihtir.
Bir kişi sürekli olarak ilişkiyi belirsizlikte tutuyor, yakınlık ihtiyacını küçümsüyor ve bunu ben böyleyim diyerek sabitliyorsa, burada bağlanma stilinden çok sorumluluk almama eğilimi olabilir çünkü bağlanma stilleri sabit kimlikler değildir, farkındalık ve güvenli ilişki deneyimleriyle dönüşebilir. Kaçıngan bağlanma bir etiket değil, bir içsel düzenektir eğer gerçekten mevcutsa, kişi bunu romantize etmez, hatta çoğu zaman bundan yorulur, çünkü yakınlaşmak istediği halde kendini geri çekerken yaşadığı içsel gerilim sürdürülebilir değildir.
Dolayısıyla asıl mesele birinin kaçınganım demesi değil, davranışının sürekliliği ve çelişkileridir gerçekten bağ kurmak isteyen kişi korksa bile çalışır, terapiye gider, sınırlarını fark eder ve adım atmaya gayret eder, çünkü bağ kurma arzusu korkudan daha güçlüdür. Sonuçta kaçıngan bağlanmam var cümlesi bazen dürüst bir iç görü olabilir, bazen de zarif bir geri çekilme stratejisi farkı belirleyen şey ise niyet ve çabadır, çünkü psikoloji açıklama sunar ama sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
Belki de en önemli soru şudur: Karşındaki kişi gerçekten yakınlıktan korktuğu için mi uzaklaşıyor, yoksa sana yeterince yaklaşmak istemediği için mi...