John B. Watson ve Küçük Albert Deneyi [ 20 Şubat 2026 ]


John B. Watson ve Küçük Albert Deneyi

Bir bebek hayvanlardan doğuştan mı korkar, yoksa bunu sonradan mı öğrenir sorusu psikolojide tam da bu deneyle gündeme gelmiştir ve sonuç oldukça çarpıcıdır. Korkuların önemli bir kısmı öğrenilebilir.

1920 yılında John B. Watson ve asistanı Rosalie Rayner, yaklaşık 9 aylık bir bebeğe (literatürde Küçük Albert olarak bilinir) başlangıçta hiçbir korku göstermediği beyaz bir fareyi göstermiştir. Bebek fareye dokunmuş, oynamış ve herhangi bir kaygı belirtisi göstermemiştir. Daha sonra araştırmacılar, bebek fareye her uzandığında arkasında yüksek ve ani bir metal sesi çıkararak onu irkiltmişlerdir. Birkaç tekrarın ardından bebek artık sadece sesi değil, fareyi gördüğünde bile ağlamaya başlamıştır.

Daha ilginci, korku yalnızca fareyle sınırlı kalmamış, beyaz tüylü tavşan, kürk, hatta Noel Baba sakalı gibi benzer nesnelere de genellenmiştir. Buna klasik koşullanma denir. Yani nötr bir uyaran (fare), korkutucu bir deneyimle eşleşince korku nesnesine dönüşmüştür.

Bu deney şunu gösterir; insan bazı temel reflekslerle doğar (yüksek sesten irkilme gibi), fakat birçok özgül korku çevreyle etkileşim içinde şekillenir. Bugün etik açıdan bu deney ciddi şekilde eleştirilir çünkü bebeğin korkusu bilinçli olarak oluşturulmuş ve giderilmemiştir. Fakat davranışçılığın temellerinden biri olarak psikoloji tarihine geçmiştir.