İyiyim Diyen Gözler; Gerçeği Saklayan En Sessiz Çığlık [ 02 Nisan 2026 ]


İyiyim Diyen Gözler; Gerçeği Saklayan En Sessiz Çığlık

İnsan bazen kelimelerle değil, bakışlarla konuşur hatta çoğu zaman kelimeler yalnızca bir perde, bir sis, bir savunma hattıdır ve iyiyim dediğimiz o kısa, sıradan, neredeyse refleks haline gelmiş cümle, aslında içimizde kopan fırtınaların üzerine çekilmiş ince bir örtüden başka bir şey değildir çünkü insan en çok kırıldığında susmayı, en çok yorulduğunda güçlü görünmeyi ve en çok yalnız hissettiğinde iyiyim demeyi öğrenir. Ama bazı insanlar vardır. Onlar kelimeleri değil, gözleri dinler.

Karşına geçer, sana dikkatlice bakar, gözlerinin içine öyle bir bakar ki sanki yıllardır sakladığın her şeyi tek tek okur, ve sen daha hiçbir şey anlatmamışken, daha cümleni kurmamışken, hatta kendine bile itiraf etmemişken fısıldar gibi ama aslında kalbine dokunur gibi söyler. İyi değilsin, biliyorum. İşte o an, insanın içindeki bütün duvarlar çatlamaya başlar. Çünkü insan en çok anlaşılmaktan korkar. En çok da gerçekten görüldüğünde savunmasız hisseder. Biz iyiyim derken aslında şunu demek isteriz Yorgunum ama anlatacak gücüm yok. Kırıldım ama tekrar kırılmaktan korkuyorum. Konuşursam dağılırım diye susuyorum.

Ve çoğu insan bu cümleyi duyar, başını sallar ve geçer. Ama o nadir insanlar, işte onlar geçmez. Onlar bakar. Bekler. Hissettirir. Sana anlat demez belki ama yanında öyle bir durur ki, suskunluğun bile bir anlam kazanır, kelimelerin dökülmese bile içindeki ağırlık hafifler, çünkü ilk kez biri seni düzeltmeye çalışmadan, yargılamadan, çözüm sunmadan sadece anlamaya çalışıyordur. Ve fark edersin ki insanı iyileştiren şey tavsiyeler değil, anlaşılmış olmaktır. Çünkü bazı yaralar anlatılarak değil, fark edilerek iyileşir. Bazı insanlar seni mutlu etmez. Ama seni gerçekten görür. Ve inan bu dünyada görülmek, çoğu zaman sevilmekten bile daha derin bir ihtiyaçtır. O yüzden bir dahaki sefere biri sana iyiyim dediğinde, sadece duymakla yetinme. Bir an dur, gerçekten bak. Çünkü belki de o an, karşındaki insanın ihtiyacı olan şey senin vereceğin cevap değil. Senin farkındalığındır.