İsrail Adının Ardındaki Peygamber ve On İki Oğlunun Hikayesi
Hz. Yakup, İbrahim'i dinlerin ortak tarihinde son derece önemli bir yere sahip olan, Hz. İbrahim’in torunu, Hz. İshak’ın oğlu ve Hz. Yusuf’un babası olan bir peygamberdir. İslam geleneğinde Allah’ın seçkin peygamberlerinden biri kabul edilirken, Yahudi geleneğinde “Yakup” veya “İsrail” adıyla İsrail'oğullarının atası olarak görülmesi nedeniyle onun hikayesi yalnızca tek bir insanın hayatını değil, kendisinden sonra ortaya çıkacak büyük bir soyun tarihini de temsil eder. Soy zinciri geriye doğru takip edildiğinde Hz. Yakup’un babası Hz. İshak, dedesi ise Hz. İbrahim’dir. Kur’an’da İbrahim’e İshak’ın, ardından da Yakup’un müjdelendiğinden söz edilir ve böylece peygamberlik tarihinin en önemli ailelerinden birinde İbrahim İshak ve Yakup şeklinde devam eden bir silsile karşımıza çıkar. Hz. İbrahim’in diğer oğlu Hz. İsmail üzerinden farklı bir soy çizgisi devam ederken Hz. İshak’ın oğlu Yakup üzerinden ilerleyen kol daha sonra İsrail'oğulları adıyla anılacak topluluğun temelini oluşturacaktır.
Hz. Yakup’un en önemli isimlerinden biri İsrail'dir ve Kur’an’da da İsrail adı kullanılmaktadır bu nedenle Beni İsrail veya Türkçedeki karşılığıyla İsrail'oğulları ifadesi esas olarak Yakup’un soyundan gelenler anlamına gelir. Buradaki İsrail kavramını bugünkü İsrail Devleti ile doğrudan aynı şey olarak düşünmek tarihsel açıdan yanlış olur, çünkü söz konusu isim modern bir devletten binlerce yıl önce kullanılan dini ve tarihi bir adlandırmadır. Hz. Yakup’un hayatındaki en önemli konulardan biri çocuklarıdır. Geleneksel anlatılara göre Yakup’un on iki oğlu bulunuyordu ve bunların soyları zaman içerisinde İsrailoğullarının on iki kabilesiyle ilişkilendirildi. Bu oğullar arasında bugün en fazla tanınanı kuşkusuz Hz. Yusuf’tur, çünkü Kur’an’daki Yusuf Suresi, Yusuf’un kardeşlerinin kıskançlığı nedeniyle kuyuya bırakılmasından Mısır’da güçlü bir konuma yükselmesine ve yıllar sonra ailesiyle yeniden buluşmasına kadar uzanan olağanüstü hikayeyi ayrıntılı biçimde anlatır.
Hz. Yakup’un Yusuf’a duyduğu sevgi de kıssanın merkezindeki unsurlardan biridir Yusuf çocukken on bir yıldızın, Güneş’in ve Ay’ın kendisine secde ettiğini gördüğü rüyayı babasına anlattığında Yakup bunun sıradan bir rüya olmadığını fark etmiş ve kardeşlerinin kıskançlığından endişe ederek Yusuf’a gördüğü rüyayı onlara anlatmamasını söylemiştir. Fakat korktuğu gerçekleşir. Yusuf’un kardeşleri onu kuyuya bıraktıktan sonra babalarının karşısına çıkarak Yusuf’u bir kurdun yediğini söylerler, ancak Hz. Yakup anlatılanlara bütünüyle inanmaz ve oğlunun kaybı karşısında derin bir acı yaşamasına rağmen Kur’an’ın özellikle vurguladığı güzel sabır anlayışıyla hareket eder. Yusuf’tan yıllarca ayrı kalmasının ardından yaşadığı üzüntünün gözlerine kadar etki ettiği Kur’an’da anlatılır buna rağmen Yakup Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez ve çocuklarına Yusuf ile kardeşini araştırmalarını söylerken Allah’ın rahmetinden ümit kesmemeleri gerektiğini hatırlatır.
Yıllar sonra Yusuf’un Mısır’da bulunduğu ortaya çıktığında aile yeniden birleşir ve çocukken görülen rüyanın anlamı da böylece tamamlanmış olur Peki Hz. Yakup peygamberlik görevini kime bıraktı. Burada görevi bir kişiye devretti demek biraz yanıltıcı olur, çünkü İslam inancına göre peygamberlik babadan oğula geçen bir makam veya insanın istediği kişiye bırakabileceği bir görev değildir peygamberi Allah seçer. Bununla birlikte Hz. Yakup’un soyundan çok sayıda peygamber gelmiştir ve Hz. Yusuf da bunlardan biridir. Kur’an’da Yakup’un ölümüne yaklaşırken çocuklarına Benden sonra neye kulluk edeceksiniz diye sorduğu, onların da İbrahim, İsmail ve İshak’ın ilahı olan tek Allah’a kulluk edeceklerini söyledikleri anlatılır. Bu sahne son derece önemlidir, çünkü Yakup’un çocuklarına bıraktığı asıl mirasın bir krallık veya servetten çok tevhid inancı olduğunu gösterir. Daha sonraki yüzyıllarda Yakup’un soyundan Hz. Musa, Hz. Harun, Hz. Davud, Hz. Süleyman, Hz. Zekeriya, Hz. Yahya ve Hz. İsa gibi çok önemli peygamberlerin geldiğine inanılır bu nedenle Hz. Yakup, peygamberler tarihindeki devasa bir soy zincirinin en önemli dönüm noktalarından biridir. Hz. Yakup’un hikayesini önemli yapan şey de tam olarak burada ortaya çıkar. O, yalnızca Hz. Yusuf’un babası değildir
Hz. İbrahim’den gelen peygamberlik geleneğinin Hz. İshak üzerinden devam eden kolunda yer alan, İsrail adıyla anılan ve çocuklarının soyundan büyük topluluklar ile çok sayıda peygamberin ortaya çıktığı temel isimlerden biridir. Bu nedenle Hz. Yakup’un bıraktığı en büyük miras bir taht değil, bir inanç ve nesiller boyunca devam edecek bir soy hikayesidir. Ve belki de onun hayatını tek cümlede anlatan en güçlü kavram şudur Yakup, kaybettiğini düşündüğü Yusuf’u yıllarca bekledi fakat acının kendisini umutsuzluğa dönüştürmesine izin vermedi.
Kaynak; KURAN-I KERİM