Mutlak butlan, hukuk düzeninin kesin olarak geçersiz saydığı işlemleri ifade eden bir hükümsüzlük türüdür. Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu sisteminde bazı işlemler, daha kurulduğu anda hukuk dünyasında geçerli kabul edilmez. Bu işlemler kamu düzenine, ahlaka, emredici hukuk kurallarına veya kişilik haklarına açıkça aykırıdır. Bu nedenle mutlak butlan halinde işlem, baştan itibaren yok hükmünde olmasa da hukuk tarafından geçerli bir sonuç doğurmaz. Tarafların sonradan anlaşması ya da kabul etmesi de bu geçersizliği ortadan kaldırmaz. Çünkü burada korunmak istenen yalnızca tarafların iradesi değil, aynı zamanda toplum düzeni ve hukukun temel ilkeleridir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 27. maddesi bu konuda temel dayanaklardan biridir. Maddede; kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız olan sözleşmelerin kesin hükümsüz olduğu belirtilmiştir. Örneğin hukuka aykırı bir amaçla yapılan sözleşmeler, fiilen mümkün olmayan edimler içeren anlaşmalar ya da muvazaalı bazı işlemler mutlak butlan kapsamında değerlendirilebilir. Medeni hukuk bakımından ise ayırt etme gücünden tamamen yoksun bir kişinin yaptığı işlemler de çoğunlukla kesin hükümsüz kabul edilmektedir.
Yargıtay kararlarında da mutlak butlanın kamu düzeniyle doğrudan ilişkili olduğu sıkça vurgulanmaktadır. Yargıtay’a göre hakim, taraflar ileri sürmese bile mutlak butlanı kendiliğinden dikkate almak zorundadır. Kesin hükümsüzlük yalnızca bireysel menfaatleri değil, hukuk düzeninin bütününü ilgilendirir. Bu nedenle zamanaşımı veya hak düşürücü süre gibi sınırlamalar çoğu durumda mutlak butlan iddialarına uygulanmaz. Özellikle aile hukuku, miras hukuku ve taşınmaz işlemlerine ilişkin birçok Yargıtay kararında, şekil şartlarına aykırılık veya ehliyetsizlik durumlarının kesin hükümsüzlük doğurduğu açıkça belirtilmiştir.
Mutlak butlan ile yokluk kavramı da sık sık karıştırılır. Yokluk halinde işlem hukuk dünyasında hiç doğmamış sayılırken, mutlak butlanda işlem teknik olarak kurulmuş görünür ancak hukuk düzeni onu geçerli kabul etmez. Bu ayrım özellikle aile hukuku, şirket işlemleri ve resmi şekil gerektiren sözleşmeler bakımından büyük önem taşır. Hukuk öğretisinde mutlak butlanın amacı, bireylerin özgür iradesinden daha üstün kabul edilen toplumsal ve hukuki değerleri korumaktır.