Entelektüel dürüstlük, insanın bildiklerini abartmadan, bilmediklerini inkar etmeden, inandıklarıyla kanıtlayabildiklerini birbirine karıştırmadan düşünmesi ve konuşmasıdır; bu tutum, haklı çıkma arzusunu değil gerçeğe sadakati merkeze alır.
Entelektüel olarak dürüst bir kişi, hoşuna giden fikri sırf kendisine ait diye savunmaz, karşıt görüş güçlü ise bunu görmezden gelmez, yalanlandığında savunmaya geçmek yerine pozisyonunu gözden geçirir ve bilmiyorum demeyi bir zayıflık değil, zihinsel olgunluk sayar.
Bu yaklaşım, ezberlerin arkasına saklanmamayı, otoriteleri kutsallaştırmamayı ve duygusal bağlılıkları aklın önüne geçirmemeyi gerektirir. Çünkü entelektüel dürüstlük, düşüncenin konfor alanından çıkmasını, insanın kendi fikrini bile eleştirebilmesini talep eder.
Kısacası entelektüel dürüstlük, insanın kendine karşı yalan söylememesidir; bildiği yerde iddialı, bilmediği yerde temkinli olabilmek, inançla bilgiyi ayırabilmek ve gerçeği savunurken kimlik değil hakikat tarafında durabilmektir.
Normal Dürüstlük ile Entelektüel Dürüstlük Arasındaki Fark
Bu iki dürüstlük ile ilgili fark, ne söylediğinle değil nasıl düşündüğünle ilgilidir ve bu ayrım çoğu zaman fark edilmez ama insanın zihinsel omurgasını belirler.
Normal dürüstlük, gündelik hayatta yalan söylememek, kandırmamak, verdiğin sözü tutmak, gerçeği saklamamak gibi davranışsal bir ahlak alanını kapsar; yani başkalarına karşı doğru olmayı, eylem düzeyinde dürüst kalmayı ifade eder ve çoğu zaman iyi insan olmakla ilişkilendirilir.
Entelektüel dürüstlük ise insanın kendi zihnine karşı dürüst olmasıdır; hoşuna giden bir fikri kanıtı zayıf olsa bile savunmamak, inandığı bir düşüncenin boşluklarını görmezden gelmemek, bilmediği bir konuda kesin konuşmamak, karşıt bir argüman güçlü ise onu ciddiye almak gibi zihinsel disiplinler içerir.
Bir insan normal anlamda çok dürüst olabilir ama entelektüel olarak dürüst olmayabilir; yalan söylemez, kimseyi kandırmaz ama önyargılarını gerçek sanır, duygusal olarak bağlandığı fikirleri sorgulamaz ve haklı çıkmayı doğru olmaya tercih eder.
Özetle fark şudur; normal dürüstlük başkalarına karşı, entelektüel dürüstlük kendine karşıdır; biri ahlaki karakteri, diğeri düşünsel karakteri gösterir ve ikisi bir araya geldiğinde ancak gerçekten sağlam bir insan profili ortaya çıkar.