Dünyayı Sarsan Olaylar, insanlık tarihini bir kronoloji ezberi olarak değil, düzeni yerinden oynatan kırılma anları üzerinden okuyan; savaşlardan devrimlere, keşiflerden felaketlere uzanan süreçte asıl dönüşümün yalnızca dünya haritalarında değil, insanın düşünme biçiminde yaşandığını gösteren bir anlatı sunar, çünkü bu kitapta olaylar ne oldu sorusuyla sınırlı kalmaz, neden artık hiçbir şey eskisi gibi olmadı sorusunu da okurun önüne bırakır.
Robin Jacobs, dünyayı sarsan her büyük olayın ardında birikmiş gerilimleri, görmezden gelinen işaretleri ve çoğu zaman küçük bir kıvılcımın nasıl küresel bir dönüşüme yol açtığını sade ama etkileyici bir dille aktarırken, tarihin yalnızca kazananlar tarafından değil, sonuçlarıyla birlikte herkes tarafından yaşandığını hatırlatır ve okuru, geçmişte olup bitenlerin bugünkü dünyayı nasıl şekillendirdiğini yeniden düşünmeye davet eder.
Dünyayı Sarsan Olaylar, tek tek ayrıntılı akademik başlıklar sunmaktan çok, tarihi dönüm noktaları etrafında kurgulanmış geniş bir çerçeve çizer ve dünyayı geri dönülmez biçimde değiştiren olayları tematik başlıklar altında ele alır; kitapta öne çıkan ana konular genel olarak şu eksende toplanır;
Savaşlar ve Küresel Çatışmalar: Dünya savaşları, büyük askeri kırılmalar ve bu savaşların toplumlar, sınırlar ve insan psikolojisi üzerindeki kalıcı etkileri
Devrimler ve Siyasal Dönüşümler: Fransız Devrimi gibi düzeni altüst eden halk hareketleri, monarşilerin çöküşü ve modern devlet anlayışının doğuşu
Bilimsel Keşifler ve Buluşlar: Sanayi Devrimi, teknolojik sıçramalar ve bilimin insanın dünyayı algılama biçimini nasıl kökten değiştirdiği
Doğal Felaketler ve Salgınlar: Depremler, volkan patlamaları, veba ve benzeri salgınların yalnızca nüfusu değil, inançları ve toplumsal yapıları da sarsması
Ekonomik Çöküşler ve Krizler: Büyük Buhran gibi küresel ekonomik kırılmaların gündelik hayatı ve siyasal kararları nasıl şekillendirdiği
Keşifler ve Coğrafi Dönüm Noktaları: Yeni kıtaların keşfi, sömürgecilik ve dünyanın bilinen sınırlarının değişmesi
İnsan Hakları ve Toplumsal Hareketler: Köleliğin kaldırılması, eşitlik mücadeleleri ve bireyin devlet karşısındaki konumunun dönüşümü
Kitabın ayırt edici tarafı, bu başlıkları yalnızca, olan biten şeklinde sıralamak yerine, her olayın ardından insanlığın neyi kaybettiğini, neyi yeniden tanımlamak zorunda kaldığını sorgulamasıdır. Yani anlatı, tarih bilgisinden çok tarih bilincine odaklanır.